31 Temmuz 2008 Perşembe

Kahrolsun Profesyonelizm

Babasının koyu bir Fenerbahçe taraftarı olması nedeniyle çocukluğundaki ilk formasının bir Fenerbahçe forması olduğunu anlatan Emre Belözoğlu, Fenerbahçe'de en az 8 yıl top oynayacağını söyleyip futbolu Fenerbahçe'de bırakmayı düşündüğünün sinyallerini vererek, Can Bartu ve Cemil Turan gibi Fenerbahçe'nin idol haline gelmiş, sembol futbolcularından biri olmayı hedeflediğini açıkladı.

Büyükanıt Paşa'ya selamlar olsun


Koyu Fenerbahçe taraftarı olmasıyla bilinen Genel Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt emekliliği ile ilgili ilginç bir tespit yaptı. Yaşar Büyükanıt, emekliliğinde ne iş yapmak istediği ile ilgili soru için "Aslında spor yazarlığı yapabilirim. Köşemin ismini de koydum. Ama şimdi söylemem" dedi.

Paşam; n'olcak bu memleketin hali?

30 Temmuz 2008 Çarşamba

Düş ,


Karanlıktı. Çok karanlıktı. Hafif serindi, üşümüyorduk. Geceye dair anlatılacak hiçbir şeyimiz yoktu, çünkü anlatmak için değil yaşamak için gitmiştik oraya besbelli.


Bir betonun üzerinde duruyorduk, sessizdi ortalık.. Her şey o kadar garip ilerliyordu ki kendi sesi fazla geliyordu insana, zaten konuşmuyorduk.. Efes kutu vardı elimizde.. Hepimizde kot pantolon, caddeden tek tük arabalar geçiyordu.

Karanlığı mı seviyorduk, yoksa böyle sevmesi daha bir başka mı oluyordu.. İçeriye girdik, kapı açıktı. İçerisi de karanlıktı. Ayak seslerimiz duyuluyordu, saatimize bakmıyorduk ki bir amacımız vardı belli ki.. Adımlara komut vermeden merdivenden çıktılar. Bazı sesler duyduk, ulan yoksa yalnız değil miyiz dedi birisi içimizden..

Biz 4 kişiydik.
Artık oradaydık, istediğimiz yerde.. Sol taraftan sesler geldi, onlarında elinde Efes kutu vardı, onlarda da kot pantolon.. Sağ taraftan ses gelmiyordu. Bir kaç saat kalmıştı. Işıklar yandı sonra. Bir anda yandı hiç beklemeden, yoğun bir ses duyduk akabinde.

Bizler karanlıkta gitmiştik oraya..
Bizler karanlıkta yaşamıyorduk, sadece geceyi daha bi seviyorduk.

Kapalı Üst ' teydik o gece..
Dün gece bir rüya gördüm, rüyamda Ali Sami Yen vardı..

Ocak 07 \ Pankart 6.sayı

28 Temmuz 2008 Pazartesi

Kelimeler Kifayetsiz


Aralarında
3-4-12-13 yaşında çocuklarında bulunduğu
insanlarımızı öldüren;
onların hayallerini, umutlarını yok eden;
geride büyük acı bırakan bu eylemi lanetliyoruz.

Temmuz 27 @ Güngören

Ölümsüz Kurucumuz


Kendini en yalnız hissetiğin anlarda başını ellerin arasına koyup düşünmeye başlıyorsun ister istemez. Takke tam önünde duruyor ve soruyorsun Ali Sami Bey bu kulübü kurmasaydı ne olurdu diye? İşte ozaman ne yapardın hayellerin dahi kiraya verildiği nefesleri dahi sahte olan insanların ortasında? Hayatın bu anlamsız boşluğundan kurtulmamız için tek geçerli anahtarı vermiştir kendisi bizlere. Yaşamın gel gitlerinden sığınılacak bir liman bırakmıştır. Tribünde tellerin ardından ona bakarken umuda inanasımızı getiren bir olgu hediye etmiştir. Ali Sami Bey sadece Galatasaray'ın değil, hayata tutunmayı öğrenen yaşamlarımızında ölümsüz kurucusudur..

Vefatının 57. yıldönümünde;
Büyük Başkanımız
Ali Sami Yen'i
Rahmet,
Saygı
ve
Minnetle
anıyoruz.

26 Temmuz 2008 Cumartesi

Ölçmediğini Yönetemezsin


Akıllarda ki soru işaretlerini sonlandırıyoruz..

Gittik Ölçtük Geldik!


Yeni yapılmış olan çatıdan,
Kapalı setin başladığı betona kadar ki mesafe 46cm.

Beton alanın uzunluğu 10 cm.

Beton alanın sonundan set demirliklerine kadar ise 40cm.


Toplamda yeni yapılan çatıdan
set demirliklerine kadar
96 cm. alanımız mevcut.

Dolayısıyla pankartların 100-110cm'den
daha uzun olmamasını tavsiye eder
boyalarınızın bol olmasını dileriz.


Kolay gele..

24 Temmuz 2008 Perşembe

2008 / 2009 parkuru belli oldu


2.Hafta kayseri (d),
4.hafta kocaeli (d),
6.hafta bursa (d),
8.hafta eskişehir (d),
10.hafta khalkedon (d),
12.hafta ankara (d),
14. hafta a.gücü (d),
15.hafta gençler (d),
17.hafta sivas (d)


19.hafta denizli(d),
21.hafta antalya(d),
23.hafta konya(d),
25.hafta trabzon(d),
27.hafta antep(d),
31.hafta hacettepe(d),
33.hafta El Kabze - ül Hasan (d)..

22 Temmuz 2008 Salı

Galatasaray Yobazıyız


Galatasaray inanmaktır
Galatasaray karşılıksız bir sevdadır
Galatasaray hayatın anlamıdır
Galatasaray sarı & kırmızıdır
Galatasaray tutkudur
Galatasaray candır & kandır
Galatasaray istanbuldur
Galatasaray saplantıdır
Galatasaray bindokuzyüzbeştir
Galatasaray yaşam biçimidir
Galatasaray yoldur
Galatasaray yoldaştır
Galatasaray çekilmemiş filmdir
Galatasaray rüyadır
Galatasaray hırstır
Galatasaray hesaplaşmadır
Galatasaray beyaz sayfadır
Galatasaray inattır
Galatasaray ateştir
Galatasaray nefestir
Galatasaray cesarettir
Galatasaray isyandır
Galatasaray umuttur
Galatasaray en yoğun duygudur
Galatasaray dünyadaki cennet & cehennemdir
Galatasaray kavgadır
Galatasaray davadır
Galatasaray özgürlüktür
Galatasaray yangındır
Galatasaray huzurdur
Galatasaray varoluştur
Galatasaray sessiz bir haykırıştır
Galatasaray avaz avaz bir susuştur
Galatasaray hüzündür
Galatasaray sevinçtir
Galatasaray yazılmamış bir hikayedir
Galatasaray düşlemektir
Galatasaray yaşam & ölümdür
Galatasaray uyanıştır
Galatasaray özlemektir
Galatasaray zamansızlıktır
Galatasaray prangaları kırmaktır
Galatasaray okunmamış şiirdir
Galatasaray masum bir tebessümdür
Galatasaray alışamamaktır
Galatasaray vazgeçmemektir
Galatasaray zaferdir
Galatasaray aslandır
Galatasaray kalabalık & yalnızdır
Galatasaray ruhtur
Galatasaray gemileri yakmaktır
Galatasaray başka sevdalara kapalı olmaktır

21 Temmuz 2008 Pazartesi

Sensiz geçen günlerin taa..!


Sıcak.. çok sıcak..
Geçmek bilmiyor günler kim dediyse sayılı gün çabuk geçer diye onun da taa..! Suni gündemlerden sıkıldık, kolpadan transfer haberlerinden ve hazırlık kampı günlüklerinden. Hem insaf ederde insan bi hazırlık maçınıda alır A.S.Y'de oynar, illa Metalica konserine mi gideceğiz A.S.Y'yi özledik diye!

Sıcak.. çok sıcak..
İnsan Galatasaray duvarlarıyla çevrili yarattığı kendi sığ dünyasından uzaklaşınca boşluğun tam göbeğinde kalakalıyor. Başını elleri arasına koyup düşünmeye başlıyorsun ister istemez. Takke tam önünde duruyor ve soruyorsun Ali Sami Bey bu klübü kurmasaydı ne olurdu diye? Hayatın anlamsız boşluğundan kurtulmamız için tek geçerli anahtarı vermiştir kendisi bizlere. Yaşamın gel gitlerinden sığınılacak bir liman bırakmıştır. Tribünde tellerin ardından ona bakarken umuda inanasımızı getiren bir olgu hediye etmiştir. Ali Sami Bey sadece Galatasarayın değil yaşamlarımızında ölümsüz kurucusudur..

Sıcak.. çok sıcak..
çok özledik ulan
nerdesin gassaray

20 Temmuz 2008 Pazar

Cevad Prekazi..

Alakasız...

Sabah 04:00..

Ege'nin bir köyü..

-Adam : Ya dur siz de bi topçu vardı, hastaydım ona..
-KARŞI : Savaş, Uğur, Arif, Prekazi.. Kim abi?
-Adam : Prekazi!Heh..Ne topçuydu be kardeşim..Hastaydık ona..
-KARŞI : Kamera var mı lan çekelim şu adamı..

19 Temmuz 2008 Cumartesi

Sürrealist Eylem Çabası


- " Kaptan , tanımlanamayan bir cisim yaklaşıyor.. "
19.07

18 Temmuz 2008 Cuma

Para, Para , Para

Giderek deliriyoruz, delirtiyorlar...

Başka bir şey, istemediğimiz bir şey. Vergi borçlarını takip etmekle başladı herşey, kombine,ürün gelirleri ile bir başka boyut atladık; şimdi futbolcularımız için değer biçiyoruz, başarıyı gelire endeksledik. Eskiden rakam olarak hangi maça, kim kaç kişi gitmiş diye bakardık sadece gazete sayfalarından... Futbolla rakam ilişkisi bundan ibaretti, birde kazanılan/ kaybedilen maçlar, kupalar ve şampiyonlukların hesabı yapılırdı. Şimdi geleceğimizin oyuncusuna değer biçiyoruz, şu kadar verilirse satsınlar diyoruz.

Başka bir şey daha var.Nefret, beter olsunlardan başka bir şey Fenerbahçe kale arka tribünün yaz sıcağında ön eleme maçında 66 YTL olması. Daha geçen yıl biz isyan ediyorduk katlanmış kombine fiyatlarına.
Aslantepe'nin açılışı için bi yerlerde yazılmış gönülden geçen ortalama bilet fiyatı, tam 250 Euro. YTL bile değil.

Bi kendimize gelelim, bi silkelenelim.

14 Temmuz 2008 Pazartesi

Öldürdü Bizleri, Renklerinin Hasreti..

2008-2009
"TRİBÜN SÜPER LİG"
Y E N İ S E Z O N
H A Z I R L I K K A M P I B A Ş L A D I !

KARŞI

13 Temmuz 2008 Pazar

Kaç Para Bu Bundesliga?

Bu sezon itibariyle Bundesliga'ya yükselen 3 ekipten bir tanesi; 1899 Hoffenheim. Hani adı sanı duyulmamış takımlara elenince köy takımı deriz ya, onlar gerçekten bir köy takımı. 3 bin nüfuslu bir köyün göz ağrısı olan futbol klübü. Bu takımı diğerlerinden farklı kılan durum ise, yaklaşık 6 milyar euro mal varlığı olan Dietmar Hopp'un klübü 2. ligdeyken satın almasıyla başlıyor. Dietmar Hopp, küçüklüğünde bu köy takımında futbol oynamış ve ona yatırım yapmaya karar vererek bu işe girişmiş.

Önce takımın başına bir teknik direktör getirmiş, akabinde 20M euro'luk bir bütçe dahilinde ses getiren transferler yapmış. 19 yaşındaki Brezilya'lı Eduardo'yu 4.6M euro'ya alarak bir rekor kırmış. 10 numaraları ise tanıdık; Selim Teber. Nihayetinde bu kadroyla bu sezon Bundesliga'ya çıkmayı başardılar.

Para babasının nefesi kesilmiş değil, 2009 yılında bitmesi planlanan 30.000 kişilik bir stad projeleri mevcut. Stadı nasıl dolduracakları bilinmez, belki D.Hopp kendi kabasının genişliğini hesaba katıyor. 3 bin kişilik köyde kasap, bakkal, terzi omuz omuza olacak gibi gözüküyor şimdilik. Stadın isminin ne olacağını fazla düşünmeye gerek yok zaten.

Aslında paranın satın alabileceği değerlerden biri olarak futbol başarısı diyecektim ama aklıma 2005-2006 geliverdi kahretsin ki, diyemiyorum. Kim bilir, bu Hoffeinheim'ı da bir gün Denizli'de görürüz.

12 Temmuz 2008 Cumartesi

Salon ve Vizyon

Son günlerde Galatasaray'a dair platformlarda konuşulan bir husus; Abdi İpekçi'ye mi geçelim, yoksa Ayhan Şahenk'te mi devam edelim tartışması. Çeşitli boyutları var bu sorunsalın. Yüzeysel düşünen bir taraftarın salon ve stad kıyaslamalarındaki başlıca süzgeci, akustik ve ona bağlı atmosferdir, en azından öyle olması gerekir. Malumumuz, Abdi İpekçi günümüzdeki yapısıyla, tribünlerin parkeye uzaklığıyla, numaralı taraftarının ön taraftaki bildiğimiz mobilyaları işgal etmesiyle kötü bir izlenim veriyor. Ayhan Şahenk'te bir sezon boyunca, istenildiği zaman nasıl bir tribün yapılabileceği gözüktü. Gün geldi 10 kişilik tribün alkış topladı, çünkü salonun yapısı buna izin veriyordu. Abdi İpekçi'de 10 kişiyi düşününce tüylerin kalkmaması elde değil.

Salon konumu ise tamamen öznel bir durumda. Herkes kendine yakın olanı istiyor. Evet, KARŞI'dan Ayhan Şahenk daha yakın ama 2 saatlik Abdi İpekçi olursa da 'gelmeyiz' diyeceklerden değiliz. Bir de o var sahi; şu olursa gelmem, bu olursa belki, o olursa büyük ihtimal'ciler türedi. Hiç salonlara gelip de canınızı sıkmayın, arada bir Ntv verirse izlersiniz belki. Yapılmayan transferlere söver, yönetimi masadaki bardağa boşaltılmış rakının gazıyla istifaya davet edersiniz. Kim bilir, bir gün derbi maçında salona bile uğrayabilirsiniz, forumlarda her zamanki gibi cefanızla övünürsünüz pervasızca.

Salon büyürse, vizyon da büyürmüş. Öyle diyorlar. Yahu salonda aynı adamlar olduktan sonra, istersen Ali Sami Yen'de çıkalım amatör branşlara. Tribüne bugüne dek semtten adam ışınlandığı görülmediği gibi, 3 maçlık misafirlerin de kalıcı olduğuna rastlanmamıştır. Yine bilinmedik bir deneyim olsa bir ihtimalden söz edebiliriz, ama bu takımın yıllar yılı süren bir Abdi İpekçi deneyimi var bomboş tribünler önünde.

Tribün denince zihninde kırmızı koltuklar canlanınca, atmosfer deyince de 'haydi ıslık' ön plana çıkıyor tabi bu geniş vizyon gereği. Kamyon da çarpar, güneş de çarpar şu sıra. Aman dikkat.

7 Temmuz 2008 Pazartesi

Geçmiyor Günler ,

Kalplerde son yangınız
İki yaralıyız
şimdi ayrıyız
Neredesin Gassarayy..

5 Temmuz 2008 Cumartesi


" - Futbolu kargaşadan, kişisel egolardan, ranttan kurtarıp; salt futbol sevgisi ortak paydasına oturtmak istiyorum. "


Yogun istek üzerine..


Tribünlerde görmek istediğimiz hareketler #2

4 Temmuz 2008 Cuma

Evladımız yuvadan uçmuş

" Sevdadandır(!) dedi annem aldırmaaa.. "

3 Temmuz 2008 Perşembe

Sen Söyle...

Son röportajından ilgilendiğimiz kısım;
........Frank De Boer, Galatasaray'la ilgili olarak pişmanlığı olup olmadığı şeklindeki bir soru üzerine de, ''Hayır, çünkü ben bilerek ve isteyerek seçimimi yapmıştım. Çok güzel bir kulüp Galatasaray. Her zaman Şampiyonlar Ligi'nde mücadele ediyorlar ve İstanbul gibi harikulade bir şehrin takımı. Ben orada belki çok üst düzeyde değildim'' diye konuştu.

2 Temmuz 2008 Çarşamba

Güzel ülkem ,


* Tribün cemaatinin Göztepe eşrafına ait olan Gençliğimin Katilisin adlı fanzinin internet alemindeki uzantısı gencligiminkatilisin.com ' un yayını mahkeme kararınca durduruldu.

Sansüre KARŞI

Kutsal Forma 2008-2009


Bunca yıldır bunu yapmak çok mu zordu?

1 Temmuz 2008 Salı

Bıyıklı Paidar


Rahat Uyu Kaptan
Unutmaz Seni Bu Taraftar


Daha 10 yaşında babam elimden tutup ta götürdüğünde beni Burhan Felek’ e bak oğlum izle bıyıklı adamı bir gün sende böyle oynayacaksın demişti. Ben ilk defa o gün voleybol denilen spor dalını öğrenmiş ve bıyıklı adamı izlemeye başlamıştım..

Sahada aslan gibi duruşuna, kısa sayılabilecek boyuna rağmen voleybol filesini beline kadar geçerek sıçrayışına ve salonu inleten smaçlarına hayran olmuştum.Yeri geldi mi pasör yeri geldi mi en kral smaçör oluverirdi.İşte ben o’nu kendime örnek alıp ta başladım voleybolu oynamaya..

Ve bir gün her şeyden çok sevdiğim Galatasaray’a karşı oynamam gerekmişti.Ne büyük bir zorluktu o şanlı formaya karşı oynamak,tuttuğum takıma,her şeyim olan Galatasaray’a karşı oynamak.Maç oynanmış ve 3-2 Galatasaray kazanmıştı.Her ne kadar Galatasaray’ım kazanmış olsa da ben saha kenarında yenilginin verdiği üzüntü ile otururken o bıyıklı adam belirivermişti karşımda.Beni karşısına alıp teselli eden adam hayranı olduğum büyük kaptan Paidar Demir’di.Nerden bilebilirdim ki uzaktan hayranlıkla izlediğim adamın bir gün benim yıldız ligi maçımı izleyeceğini.O an öğrenmiştim birçok genç takım maçını izleyip idmanlara uğradığını.O günden sonra onu her görüşümde ona selam vermek onur katmıştı hep bana.

İnsanlığıyla,beyefendiliğiyle ve GALATASARAY’lılığıyla adam gibi adamdı Paidar Demir.

Kaderinin sonu taçsız kral Metin Oktay gibi çizilmiş kaptanımız artık cennette vuracak smaçlarını.Kaptanım sen hiç merak etme,sarı kırmızı renkler sonsuza kadar yaşatacak seni gönüllerde..

ARİF ERDEM...



Sen KARŞI'nın en has adamısın...