31 Mart 2009 Salı

Vefa güzeldir, gereklidir..


Galatasaraylı taraftarları
ve
Ali Sami Yen cehennemini
asla unutamam..

Michael Skibbe
31.03.2009

30 Mart 2009 Pazartesi

Demokrasi Memleket



Yıl 2009, aylardan Mart ve Türkiye yeni bir seçemeyiş dönemini yine anti-demoktratik sistemsizlikle geride bırakıyor. Madem bu işin sonu böyle olacak bırakın millet kalkıp evinden okullara, bir şehirden başka bir şehire sırf oyunu verebilmek için gitmesin. Sınıf önlerindeki sıralarda birbirini yemesin insanlar sırf yalandan bu göstermelik "demokrasi şöleni" için. Düşünüp-taşınıp & tartıp-biçip verdiği oyu 5 saat sonra çöpte bulan yurttaş daha neye nereye kadar nasıl niye inansın? Bırakın halk seçim gününün içki yasağıyla vs. kafayı yormasın rakıyla kafayı çeksin kendi yoluna baksın. Bırakalım da sandık başlarında daha sağlam tayfası olan o ilin, ilçenin, mahallenin yönetimini ele geçirsin. Kimin arkası daha sağlamsa o ilin belediye başkanı o mahallenin muhtarı olsun. Ne bizler kasalım ne de sizler. Olsun, bitsin. Seçimleri bu hale getirenlerin de Allah belasını versin diyoruz..

29 Mart 2009 Pazar

Kavgamızın Şehri


sana dün bir tepeden baktım aziz istanbul
görmedim gezmediğim, sevmediğim hiç bir yer
ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul
sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer

28 Mart 2009 Cumartesi

Seçmece Bunlar

Yaklaşan yerel seçimler öncesinde oy kullanacak tüm tribüncülere; meşaleyi serbest bırakacak, toplu deplasmana yol verecek, taraftara karşı uygulanan baskıcı tutumu yok edip polis terörüne son verecek, uçuk bilet fiyatlarına ve karaborsaya engel olacak, kapalı'da birayı serbest bırakacak yönetimleri gözetmesini öneriyor; Şehr-İstanbul'umuzda görüntü ve ses kirliliğine sebep olan herkesin Allah belasını versin diyoruz..

27 Mart 2009 Cuma

Aramızda yaşanacak yarım kalan bir şeyler var


Başkan Adnan Polat Türk Telekom Arena inşaatında yaşanan sorunlara ilişkin olarak şunları söyledi:"Kulüp olarak biz TOKİ ile yüklenici firma arasındaki anlaşmayı şartnameye göre uygulamalarını kontrol ediyoruz.. Stadımızın inşası konusunda yapılan protokolda imzası olan herkesle konuşuyoruz. En üst seviyelerde görüşmelerimizi yaptık, yapıyoruz. Zannediyorum, bu hafta sonuna kadar stadımızın şu an zorlukları yaşanmakta olan finansman modeli çözülmüş ve bitmiş olacak. Eren Talu ile yaptığım görüşmelerden anladığım kadarıyla, stadın başlangıçta öngörülen maliyetlerine, yaşanan kriz ve dövizde yaşanan kur artışları nedeniyle yaklaşık bir 100 milyon dolar daha gerekiyor. Stadımızın 29 Ekim'e yetişmesi zor görünüyor. 3-5 ay sarkması sözkonusu. Ama zaten baktığınız vakit, stadın 29 Ekim'de ya da Ocak 2010'da bitmesi çok fazla bizi etkilemeyecek. Biz şuan yaptığımız çalışmalarda, yeni sezonu yeni stadımızda Galatasaray'a yakışır bir açılışla 2010-11 sezonunda muhteşem bir açılış tören ile başlamayı planlıyoruz. Bu tür büyük yatırımlar, işletmeye alınırken genellikle "soft opening" dediğimiz bir sürecin ardından tam olarak açılırlar. Bu ilk süreçte eksikler, noksanlıklar, yanlışlıklar düzeltilerek devreye alınır. Bu süreyi o şeklide kullanmayı düşünüyoruz.

26 Mart 2009 Perşembe

Asla vaz geçme..


yollar uzun dikenli olsa da,
bastığın yer üzüntülerle dolsa da,
sel çığ ateş önünde her ne olsa da
başın dik, yılmadan, yıkılmadan
Galatasaray ruhuyla savaş !

24 Mart 2009 Salı

Yıl 2019

17. Teknik heyetinden de memnun kalamayan Lincoln

Galatasaray'daki futbolculuk dönemindeki 8. Yönetim ekibinden

izin alamamasına rağmen 28 bavulla birlikte ülkesine gitti..

23 Mart 2009 Pazartesi

Sen de başını alıp gittin..


Dayanamadı..
Gamze kardeşimiz aramızdan ayrıldı..
Azrail yine galip geldi mücadelemizde..

Mekanı cennet olsun kardeşimizin.
Hepimizin başı sağolsun.
Allah rahmet eylesin.

Tüm çabalara rağmen olmadı, olamadı.
"Dayan Gamze" diyen herkesten allah razı olsun.

20 Mart 2009 Cuma

Ulan Galatasaray..

Ne yenilen gollere baktık, ne elendiğimiz turnuvaya,
Ne Hasan’ımıza kızdık, ne ağlayana..
Canımsın ulan, insan canına kıyabilir mi?

Bizlere çok günler gösterdin sen, benim diyen sevgilinin veremediği duyguları yaşattın, pazar koyarsın es-es’e 14 sene sonraki gibi..Hiçbişey olmamış sayarız, seviniriz, eğleniriz yine..Sen yine kapalıya gelirsin, biz yine sahaya ineriz..
Yine şampiyon olursun, kaldı ki matematiksel olarak aksi kanıtlanmadıkça her zaman şampiyon sen değil misin?
En iyi sen biliyorsun Galatasaray’ım, gerçekten kupaların için sevmedik seni..
Her maç yenilelim, umurumuzda bile değil..
Sen bana bakarsın, ben sana, bu gece bir kadeh daha fazla içeriz, iki ağlarız olur biter, hayat seninle yaşamaya değer..

Ölelim ulan Galatasaray!!

19 Mart 2009 Perşembe

Uzun rövanşın kısası

Kelimeleri doldurmaya çalışmayacağız bugün,
Herşeyin anlamı kendinde gizli kalsın diye..

25.000 stoper Ali Sami Yen'de konuklarını bekliyor..

Ben kupayı neyleyim,


Yönetim futbolcu taraftar nağmesinin salonsal uyarlamasında, herbirinin diğerinden daha büyük yanlışlarda bulunduğu bir şube perşembe akşamı kritik bir maça çıkıyor Ayhan Şahenk'te.. Gelmeler gibi olmuyor tabi gidişler.. O kadar merak uyandırmıyor ya hani, biz yokmuşuz gibi davranmaya devam edin.

18 Mart 2009 Çarşamba

Çanakkale Deniz Savaşı

18 Mart günü; bundan 85 yıl önce,
Çanakkale'de ufukları ümit ve zafer neşesi kaplayan bir gün daha doğdu.

Her şehit bir destan,
Sen de rahat uyu Alpaslan..

15 Mart 2009 Pazar

TiVisel Özet


* Takım uçağını üşenmeyip karşılamaya giden bir grup Trabzonlu ve gereksiz yere gergin başlayan bir deplasman. Evet senin ve takımın için çok büyük bir önem teşkil ediyorsa havaalanına gidersin ve daha şehre adımını atar atmaz baskı altına alırsın rakibini fakat o böyle olmaz. Rakip takımın kafilesinin yarısını bile bulmayan sayıda bir grupla atarlı giderli bu tür bir eylem tam tersi bir etki yaratır karşındakinde, örnekte de görüldüğü üzere. Yüzlerce kişi giriş kapısına yığılırsın bayraklarını pankartlarını açarsın meşaleni yakarsın tezahüratlarınla "cehenneme hoş geldin" mesajını verirsin sonrasını rakip düşünür. Bu muhabbetin devamında da siz burda böyle mi muamele görüyorsunuz da orada bunları yapıyorsunuz mevzusuna hiç girmemek lazım yoksa çıkılamıyor içinden bir türlü..


* Gayet eksik, yorgun, argın, sakat ve cezalı bir kadro ile gidildi Trabzona. Kafalarda bir ton soru işareti dönüp duruyordu; 3 puanı alır mıyız, 1 puan da iyi midir, ligi ikinci plana alsak biz Uefa kupasında yolumuza baksak, sakatlanma olayı olmasa da sakata gelmesek perşembe vs. derken maç saati geldi çattı. Maça; De Sanctis, Sabri, Emre Aşık, Hakan, Volkan, Barış, Mehmet Güven, Ayhan, Arda, Ümit, Baros ilk onbiriyle başladık. On numaralı oyuncumuz Lincoooooln Lincooooln yedek kulübesinde üzgün ve süzgün oturmakta olsa da içimiz pek cız etmiyordu açıkçası bu durumuna. Tabir-i caizse "sen dağdan gelip bağdakine mi dikleniyorsun" derler adama. Büyük Kaptan Hamburg maçındaki tavırlarından dolayı belki de verilebilecek en büyük cezayı verdi Lincoln'e ve bütün maç ısındırmaya bile göndermeden oturttu kenarda. Her zaman dediğimiz gibi, Galatasaray'ın değerleri her türlü başarıdan, kupadan, galibiyetten ve şampiyonluktan çok daha büyük önem taşır..


* Hakem kadrosu: Yunus Yıldırım, Volkan Narinç, Baki Tuncay Akkın. Hepsi bir birinden yanlış olan kararlarla maçın tüm adaletini çimlere gömmeyi itinayla becerdiler. Biz daha bir kaç hafta evvelinde "bundan hoca moca koca olmaz arkadaş" dedik ama inandıramadık. Ortalığı anında velveleye vermekle suçlandık bir de üstüne. Bugün bir kez daha görüldü ki bu işi yapamıyor bu şahıs. İki tarafında defalarca hakkını yedi ama yetinmedi. Ortada hak hukuk adına hiç bir şey bırakmadı maçın sonuna dek. Bu ve bunun gibilerin böyle eline düdük verilmeye devam edilirse dün biz, bugün öteki, yarın beriki daha çok yürüyüşe çıkarız sokaklara..


* Tribünler hakında da bir kaç kelam etmeden geçmemek lazım. En azından TiVi'den işitilip, görüldüğü kadarıyla.. İki tarafta kendine ayrılan kısımları doldurmuştu. Görsel olarak iyi bir Trabzon tribünü vardı fakat tezahürat konusunda da bir okadar kötüydü. Takıma yönelik bağırılan süre epeyce azdı zira. Daha 7. dakikadan sonra başlayan "ne de güzel oluyor ohhh ohhh" tezahüratını takıma duyulan özgüvene bağlamak imkansızdı. Aynı şekilde berabere giden maçta takıma bir gaz vereyim de öne geçelim düşüncesinden tamamen bağımsız yapılan "avrupa fatihiymiş aslanıymış kaplanıymış gassarayy" bestedi de Arda Turan ile bıçak gibi kesildi. Galatasaray Tribünlerinin sesi maç başından itibaren aralıklarla duyulsa da özellikle öne geçtikren sonra tavan yaptı. Pankartların asılımıyla ve doluluğuyla da göze hoş gelen bir tribün görüntüsü vardı keza. 2-2 lik skor neticesinde iki takımın taraftarı da mutlu mesut ayrılamadı tribünden..


* TiVi'den maç izlemek gerçekten epeyce sıkıntılı bir durummuş. Bir maçı daha böylece çiziktiriyoruz fikstürlerimizden. Her türlü sıkıntıya rağmen aslanlar gibi sahaya çıkıp formanın hakkını vereren takımımıza helal olsun der artık önümüzde ki maçlara bakarız. Ayva çiçek açmış yaz mı gelecek Hamburg Sami Yen'e nasıl gelecek..

13 Mart 2009 Cuma

Taraftarı Çıldırmış

Bir düş kurduk bu sene de. Mucizelerin gerçek olmasıyla gözyaşı döktüğümüz tribünlerde, yeni bir zaferin heyecanı kendini hiç saklayamıyor.

14 sene beklerken ' Seni Sevmeyen Ölsün ' çeken tribünün çocukları, ' Boşuna Çekilmedi Bunca Çile ' diyor şimdilerde ve kendini bırakıyor İstiklal Caddesine.. Yağan yağmur durmadıkça Eloy'un ziyaretçilerinin de ardı arkası kesilmiyor. Sığmıyoruz diyor arka taraf önden 3-5 kişi daha girebilsin diye saflarını sıklaştırırken.. Olmadığımız kadar çok oluyoruz, zaten tribünde bir şey izleyemiyoruz bari burada diyor bir diğer ses.. Ön taraf yaklaşan vizelerinden bahsederken barda Kaptan'ın A takımda ilk oynadığı maç tartışılıyor.. Arka taraf hala sığmıyor, perdede ise Alman kanalının zürafaları eşlik ediyor kalabalığa... Ulan bunlar maç falan vermeyecek, 10 dakika kaldı Erdoğan hala röportaj yapmıyor stadda.. 'Stada bağlanın ... ' Almanya'ya kadar ulaşıyor ve yeşil zemin ilk kez kendini gösteriyor. Alman Erdoğan röportaj yapıyor, arka fonda Galatasaray atkıları..


90 dakikalık seans başlıyor. Kopartıyoruz kendimizi dünyadan ve bekliyoruz Galatasaray'ı, aldırmadan çökme tehlikesine.. Yağmur camları döverken girebilmek için içeri artık tamam diyoruz, bu beden nefes aldıkça bu Galatasaray'dan kurtuluşumuz olmayacak..




(Bu platformda yapılan duyurunun ardından EloyBar'a konuk olmak isteyen ancak beklenmedik kalabalığın etkisiyle rahat edemeyen, ekranı göremeyen, üzerine bira dökülen, birası geç gelen, kapıdan dönen Pankart Fanzine okuru tüm Galatasaraylılardan af diler, gösterdikleri anlayış için teşekkür ederiz.. Dayan Gassarayy! )

12 Mart 2009 Perşembe

Kudretin Damarında, Asaletin Formanda...

Eski günlerdeki gibi...
Haydi çocuklar...

11 Mart 2009 Çarşamba

Sen oyna Kaptan



Gelirken Kicker'ın “Galatasaray’a transferinizde para etken değil miydi?” sorusuna karşılık verdiğin, “Hayır, o zaman Moskova’ya gitmem gerekirdi. Orada daha fazla kazanırdım. Bununla ilgisi yok. Ben yüksek hedefleri olan profesyonel bir oyuncuyum” yanıtına karşı bir şey hissetmediğimiz gibi; “Reddedemeyeceğim cazip bir teklif ” ile savrulup gidişinden de bir şey anlamadık..

9 Mart 2009 Pazartesi

Hamburg Maçı Organizasyonu


Karşı ahalisi maç için perşembe günü Beyoğlu Eloy Bar'da toplanıyor.. Mekana o gün Galatasaray Tribünü dışında kimse alınmıyor, maça 15 dakika kala mekanın kapıları kapanıyor. Hesaplar hiç kabarmıyor, arzu eden eş dostta buyurup geliyor..

HAMBURG - GALATASARAY
12.03.2009
19:00

iletişim:karsiliksiz@gmail.com

8 Mart 2009 Pazar

7 Mart 2009 Cumartesi

Evimize Nazar Değdi

Bursa maçının sonunda kapalı koridorundan karanlığımıza geri dönmek için yol alırken gelen 1 telefon..

- İmperial yanıyor abii...

- ?\!?!!?!!???

Koşar adım katedilen yol ve ortalığı kaplayan o kara duman.. Kırılan kapılar, itfaiyeye ardı ardına telefonlar ve şükür ki kıl payı atlatılan bir felaket.. Sonuç olarak elektrik kontağından çıkan yangınla mutfak bölümümüz kullanılamaz hale geldi. Geçmiş olsun Muharrem ve Cihan..




Allahsız

* Tribüncünün iddaa'sı

Sözler az kalır çaresiz kalır

30
30
30
30
30

4 Mart 2009 Çarşamba

Tarife



Maç öncesi dost meclislerinde illaki konusu geçer nostaljik maçların. Sahadaki oyundan öte salkım saçak tribünler, tek ayak üzerinde izlenen maçlar, maçtan bilmem kaç saat öncesinde oluşan 'sadece kafa' kompozisyonları paylaşılır sıklıkla..


Çağımız futbolunda ise, değişen\gelişen yaşam çeşitlemeleri, yüksek bilet fiyatları, maç seçen\seçmek zorunda kalan taraftar modeli, tv imkanları, yüksek bilet fiyatını prestij gören klüp yönetimleri vb. sebeplerden ötürü bir çok stadda seyirci sayıları düştü. Keza dünyada da bir çok ülkede benzer durumlar söz konusu..


Durumun şimdiki zamanının Galatasaray orjininde, senede 3 bilemedin 5 maç dolan yeni açık alt tribün için yönetimin ufak bir düzenlemeye gitmesinin klübe hiçbir şey kaybettirmeyeceği aşikar. Kendisinden daha yeni olan ve daha iyi fiziksel şartlar ve konfor sunan eski açık tribün bir kenara, aynı adı taşıyan üst katıyla dahi aynı fiyata tabii olan yeni açık alt tribünde, şampiyonluk yolunda kenetlenen takım modeline uygun bir " dolu stad " profili için daha cüzi fiyat politikası izlenmesini öneriyoruz..

2 Mart 2009 Pazartesi

Yine düştük yollara..

Orada bir yer var ki

O yer bizim yerimizdir,

İz bıraksak geçerken,

Bize yeter.


Sen varsın ya,

Herşey senden önce

Ve senden sonra.

1 Mart 2009 Pazar

Gurur..

@foto: 01/03/09 konya zemini..
sabri
alın terine kurban..