31 Aralık 2008 Çarşamba

Neydik ne olduk? Neyiz ne olacağız?

Evet ses çıkarmak için hafta sonundaki maçı bekliyorduk belki de... Sahada göremeyeceğimiz ruhsuz bir oyun, kuvvetle muhtemel öfkeli sesimizi tribünde ilk kez yükseltecekti..

Seninle geçen her sezona başlarken ki nağmemiz " xy+1 senelik çile bitsin bu sene .. " ise, bunun sebebi; 'endüstriyel düzendeki bol sponsorlu hegemonyayı yıkacaksak Biz! yıkacağız ' idi.. Taraftarın temel fikriyatlarından biridir ne de olsa, verdiği destekle topçusunu\camiasını kenetleyebildiği, sahada +1 oyuncu olabileceği.. 06-07 sezonundan beri her seneyi benzer şekilde açtık, Galatasaray'ı, Galatasaraylılığı bilen omuz verilesi adam diyerekten.. Ataköy Ahmet Cömert zamanlarında bir türlü kazanılamayan cehennem atmosferli vites yükseltici maçlar keyiflerimizi kaçırsada, ayakta tutabilmek adına mücadelenize saygı duyup sahip çıktık..

İçinde bulunduğumuz sezona pekte barışık başlamadık.. Yaz döneminde şubede yönetim bazında atılmaya çalışılan yanlış adımlar ve izlenen yanlış transfer politikalarından sebep.. Avrupa'dan gelen hüsran, henüz test edilip onaylanmamış tek mağlubiyetli lig 2.liğinden sebep halının altına itildi taraftar açısından ve ' Savaşımızı Geri Verin ' denildi susuldu.. Ancak devam eden süreçte saha içinde bir türlü görülemeyen mücadele ve teknik\taktik eksiklikler verilen kötü sinyalleri arttırdı. Taa ki Akatlar'daki saçma sapan Beşiktaş maçına kadar.. Maçtan sonra beklenen gelişmeler, kimine göre doğru, kimine göre doğru ama yanlış bir zamanda yaşanmış olsa da, cumartesi günü Galatasaray galibiyetten yahut alınacak puanlardan öte bir maça çıkıyor.. Eğer sesimizin ulaştığı bir yer varsa, bu takımda forma giyen oyunculara bu maçın şekil ve şemalini her birinin anlayacağı dilden izah eylesin, keza haftasonu tribünden 4000 kişi ile haykırmaktan başka gücümüz kalmadı..

Geride bıraktığımız binbir hikaye, rest çektiğimiz binbir surat.. Aynadaysa tüm değişimlere rağmen aynı biz, kimi zaman bıkılan kimi zaman bakmaya doyulamayan biz. Şimdi yeni bir hayat daha istercesine bakan bakışlarımız var, sinsilikler ardında gerçek nedir öğrenme hevesimiz. Nereye kadar bilinmez ama bir gerçeklik var o kesin...

Güzel günler gelecek korkma Cimbomum..

28 Aralık 2008 Pazar

Veda ederken..


İkinci evimiz Sami Yen'de iyiden iyiye kendimizi "Almanya'dan oğlum gelecek, evi boşaltın.." ihtarı yemiş kiracı gibi hissetmeye başlasakta gelen haberlere buruk bir gülümsemeyle kulak kabartıyoruz..

İngiliz bilim adamları'nın yaptığı araştırmalara göre.... şeklinde başlayan haberlerden ne kadar nefret etsekte İngilizler araştırmaktan nefret edeceğe benzemiyorlar. 'Dünyanın en iyi atmosfere sahip statları' hangileridir diye merakanmış olacaklar ki kalkmışlar araştırmışlar sevgili İngilizler.
Araştırma da Sami Yen 13. olmuş haberini iç çeke çeke okuduktan sonra tüm listeye bir göz atılır ve ilk sırada Liverpool'un Anfield Stadı görülür. KOP için gayet gururlandırıcı bir haber muhakkak. Hatta belki akşam pub'larında oturup şerefine kadeh kaldırmışlardır..

Diğer yandan geçirdiği ameliyat nedeniyle bir süredir ülkesinde bulunan, daha önce Liverpool formasını da giymiş olan oyuncumuz Harry Kewell'ın Avustralya'da bir TV kanalına verdiği röportaj kalkan kadehleri kursakta bırakmışmıdır bilinmez. Kendin oku kendin yorumla yapalım bundan sonrasını;

* Galatasaray'ın yıldız futbolcusu Harry Kewell, Avustralya'nın SBS televizyonuna konuştu. Yaptığı açıklamada sarı-kırmızılı taraftarlara övgüler yağdıran ünlü oyuncu, "Türkiye'de taraftarlar inanılmaz. Ali Sami Yen Stadı'ndaki atmosferi başka hiçbir yerde görmedim" dedi.

Türkiye'ye geldiği gün, havaalanında büyük bir kalabalık tarafından karşılandığını kaydeden Kewell, "Önce 20-25 gazeteci gördüm. 'Normal' dedim. Sonra sesler gelmeye başladı. 'Ne kadar gürültülü bir havaalanı' diye düşündüm. Ancak kapının açılmasıyla birlikte yüzlerce taraftar etrafımı sardı. O kapalı alanda meşale bile yaktılar ve tezahüratlarla bana 'Hoşgeldin' dediler. O günü unutabileceğimi sanmıyorum" şeklinde konuştu.

Avustralyalı yıldız, Dünya Kupası düzenlemeye talip olan ülkesiyle ilgili olarak da, "Avustralya'nın tesis açısından hiçbir eksiği yok. Her ülkeden insan yaşadığı için tribünler de dolar. Ancak Ali Sami Yen'deki atmosferi buraya transfer etmemiz lazım" ifadelerini kullandı.

27 Aralık 2008 Cumartesi

1 gün 2 maç \ Aradaki 8 fark


Galatasaray'ımızın gerçek ruhu, Süleyman Seba'da oynanan maçta 25 kişilik az ve öz tribünüyle Beşiktaş'ı 72-90 mağlup etti ve ucunu bucağını kaçırdığımız bilmem kaç maçlık namağlup ünvanını sürdürdü.. Devre arasında hafif agresifleşen bjk tribünü bizden yanıt alamadı ve maç sonu biz onları onlar bizi alkışladı. Ardındanda paşa paşa dağıldılar.. Sedat Hoca'nın davetiyle yaklaşık 10 kişilik bir ekip takım için kiralanan 55 plakalı BafraTurizm otobüsüne dahil oldu biz böyle Karabük'e falan da gideriz fikriyatlarıyla.. Ekip otobüsten ayrılırken ardımızdan " Herkes gider biz kalırızz " nidalarını seslendiren Serdar Bey en kısa sürede sarı saçlarının yanlarına kırmızı attırmazsa otobüse bir ziyaret daha gerçekleşecektir..


***

Akşam üzeri Akatlar'da oynanan TBL maçında ise, yabancısız Beşiktaş, mücadeleci ve saldırgan oyunuyla sahada amaçsızca dolaşan takımımızı 66-58 mağlup etti. Gelecek hafta F.bahçe'yi ağırlayacağız. Takımın bir an evvel kendine çeki düzen vermesi tek temennimiz.. Keza " Ben gidiyorum " dedikten sonra hala forma verilen, super star nidalarıyla memlekete ayak basan ancak üzerindekinin kolej takımı forması olduğunu sanan oyunculara gösterecek sabrımız kalmadı.. Galatasaray'ın çarçur edilecek parası yok. Şaşalı transferler, sonu gelmeyen kupalar vs. hayal etmiyoruz, bir düş kuruyoruz ve kendi salonunda kendi olanaklarıyla - yapabildiği kadarını yapan - ancak yüreğiyle yapan bir takım istiyoruz..



Adettendir,

Yenilsende yensende
taraftarız senle..

26 Aralık 2008 Cuma

Nörotoksik Transfer | Şaziye Karslı


Yasemen&Beril tribüne yollanırsa,
bizim de yollamak isteyeceğimiz kişiler olabilir..

25 Aralık 2008 Perşembe

Aslantepe


Giderek şekillenen inşaat ve bu sefer olacak galiba hissiyatı.
Ve bu hissiyatla hisettiğimiz endişe hali...

Tribünler nasıl olacak galiba? Pankart nerelere asılır, ses sahaya nasıl iner, nerede oluruz, nerede daha etkin oluruz, nerede maç öncesi zıkkımlanırız, cinnet hali olur mu çıkışta?


Bu soruların ilk maç, hatta ilk sezondan önce yanıtları tam anlamıyla olmayacak. Yaşayacak ve göreceğiz. Yaşamadan önce ise bir uyarımız olmalı. Biliyoruz stada para olarakta bakanlar var. Bütçeler, ön görüler, pazarlamalar tam yol ilerliyor. Deri koltuklar, localar, otoparklar en makyajlı halleri ile tasarlanıyor ve size sunuluyor.


Ama asıl hedef taraftar ıskalanıyor.
Taraftar öyle pazarlama ve satış gurularının çok bilen projelerine gelmezler. Evet ne olursa olsun kafayı kırmış armaya ve sevdaya tutkun binler vardır şarta şurta bakmazlar. Ama bu şart şurtlar ağır olursa başka binlerde o stada ekranlardan bakar. O yüzden bu işleri taraftar gözü ile görmedikten sonra varılan son hüsran olur. Galatasaray'a dair hiç bir sonda hüsran yer alsın istemeyiz o yüzden en başta fiyat politikaları olarak tüm satış, pazarlama işini bir daha düşünmekte yarar var. Gün gelir nedenlerini de belki yazarız....

Fifa\Uefa Uyuma

Nereden ve nasıl başımıza hasıl olduysa, oldu işte.

Hafta sonunun kabusu, itiraf etmek lazım bazen eğlencesi, hakemlerin korkulu rüyası, bazı köşe yazarlarının vazgeçilmez malzemesi...

Aslında o kabadayı görüntüsünün altında bir ruhsal sorun var. Ne yazık ki o sorun tıbbın işi ama zamanı önemli. Giderek sorun büyüyor ve gerçekten zararını ise ne yazık ki hepimiz görüyoruz.

Bakın;





Belki yorum gereksiz ama her serenomide konfeti şovu yapan UEFA özellikle dikkat etmeli.

Müslüman bir ülkede 2009'da kupa finali oynanacak. Tüm serenomi gözden geçirilmeli, siz mükemmel bir şov yaparsınız ama biri çıkar bu ülkede ve böyle der... Evet der...

24 Aralık 2008 Çarşamba

İnteraktif Taraftar Kafaları ( ! )

Derbinin üzerinden 3 gün geçti. 1 haftalık çizme\boyama\sopalama\zulalama iş ve stresinden sonra, maç günü oluşan son koşuşturmaya eklenen ateşli bir 90 dakika bünyelerimizi fazlasıyla yordu. Piyasadaki ağlak edebiyatı ise insanı alınan 3 puana lanet ettiren boyuta geldi.. Servet'in golü nizami değilmiş, penaltılar yanlışmış, kırmızı kart başlı başına bilmem neymiş.. ( Bu arada Servet golden sonra sevincini yeni açık la paylaştı hatta golünü onlara armağan etti, adamı asmak için yeni bir sebep bize ) Yeri geldiğinde her birimizin atıp tuttuğu o saçma sapan spor ve hakem programları herbirimize müstehak.. Rengimiz\şehrimiz vs. önemsiz bu konuda, keza her seferinde hepimiz aynı paragrafları sarfediyoruz yeri geldiğinde; gereken sadece sıranın bize gelmesi.. Tv'den bizlere enjekte edilen o programlar da canımız ciğerimiz, açıkca çok seviyoruz Erman Efendinin çektiği ofsayt çizgisini.. Çizgi çoktan bir tarafımıza kaçmış haberimiz yok.. Taraftarlığını tribününde yaşa, gel bağır ve git. Bilme 34567 km uzaktaki tribünün başına ne geldiğini yahut 2 sene evvel ki kaçan\kovalayan haritasını.. Anına bak, yaşa ve öl. Takımına tribünden maçı kazandırtamamışsan konuşama sağda solda futbolcuyu, hakemi vs yi.. Taraftarlığın romantizminde bundan ötesi yok.. Haa! Dersen ki yazan çizen yorumlayan 'bizden kaçmaz' taraftar modeliyim, endüstriyelleşme karşıtlığından yahut andırgırandlıktan dem vurma..

***

Koskoca bir camianın taraftarı halen kendini çark, düşman, maşa, ezilmiş kitle vb. kelimelerle oyalıyor.. Başlarındaki onlara yakışmayan yönetici müsvetteleri yahut ruhsuz topçularını görmezden gelip.. Yahut hiçbiri irdelemiyor hafta sonu Sami Yen'deki " 2 pankart 0 tezahurat " rezaletini.. Sami Yen'in canlı yayın alanından deplasman seyircisine ayrılan alan gayet net kadraja girmekteydi halbuki.. Canlı yayın\kamera demişken, pazar günü maçta Galatasaray Kapalısı'nda bir pankart vardı maçın başındaki sopalı seromonisinde.. Yunanistan'da polis kurşunu ile hayatını kaybeden Alexandros Grigoropoulos anısına.. Pankart çoktu, seçememiştir medya..

22 Aralık 2008 Pazartesi

Kod Adı Sopalı ..



Hayatın Tam Ortası Sami Yen Kapalısı


Maçın teknik taktik tarafı, ilgilileri tarafından uzun uzadıya zaten tartışılıyor. Bundan hareketle edecek bir kelamımız yoktur..

Galatasaray 4 - Beşiktaş 2

3000 balya konfeti
2x3 m 50 adet sopalı pankart
Aralık 21\SamiYen
KARŞI

21 Aralık 2008 Pazar

Biz hazırız!



Süper Lig
16. Hafta

Galatasaray - Beşiktaş
21.12.2008
19:00
Sami Yen..

20 Aralık 2008 Cumartesi

Mutlu Yıllar Alpaslan Dikmen

Pankart Fanzine Alpaslan Dikmen Özel Sayısı Çıktı !



- HARBI TEZAHURAT
- KERAMİ
- BURAYA SUSUYORUM
- 40 NUMARALI FORMA
- MUTLU YILLAR ALPASLAN AĞABEY
- EKŞİ SÖZLÜK
- OTURDUĞUM YERDEN



21 Aralık Pazar Günü Beşiktaş maçı öncesi
Mecidiyeköy İmperial Cafe'den temin edilebilir..

19 Aralık 2008 Cuma

Kupa Yolu |




Teker Teker !

Muhtemel Rakip Sorunsalı

Dün geceki maçın ardından hepimiz Benfica'nın bahtsızlığını ve Metalist'in ballılığını tartıştık. Asıl umrumuzda olan her iki takımda değildi elbetteki. Cimbom'un muhtemel rakip sorunsalıydı kafaları karıştıran..


Rakibimizin Şampiyonlar Liginden gelenlerden birisi olacak olması ilk başta moral bozsada daha sonra yapılan içsel sorgulamalarla bunun tam aksine Kadıköy yolundaki inancımızı arttırması gerektiğini gördük. Şöyle ki; Galatasaray'ın karşısına nispeten daha az bilinen daha az duyulan bir takım çıktığı zaman konsantrasyon eksikliği ve aşırı kendine güven sonucu umulmadık sonuçlar alabilme ihtimali yüksek bir takım haline bürünüyor. Fakat eğer rakip "sağlam" nitelikteyse hem takım hemde taraftar olarak maça çok daha fazla asılıyoruz ve olmaz denileni olur yapıyoruz. Bu sebeptendir ki grupta ikinci olduğumuz için kuralarda Şampiyonlar Liginden gelen bir takım çıkacak olması bizim için en hayırlısı olandır.


Kura çekimleri bugün saat 14:00'da yapılacaktır;


Bordeaux (Fransa)
Werder Bremen (Almanya)
Shakhtar Donetsk (Ukrayna)
Marseille (Fransa)
Aab Aalborg (Danimarka)
Fiorentina (İtalya)
Dinamo Kiev (Ukrayna)
Zenit St. Petersburg (Rusya)

18 Aralık 2008 Perşembe

Asla sana yakışmayanı kabullenme


Maçın daha ilk saniyeleri itibariyle yenilgiyi kabullenmiş, hırssız, isteksiz bir takım çıktı karşımıza. Nede olsa 20-25 sayı fark yesekte hiç bir şey olmaz mantığıyla sahada dolaşan insanlar vardı ilk devre sonuna dek. Zaten de ilk çeyrek 9-24 devre ise 30-42 sona erdi.

İkinci devre taraftarın ve takımın bir anda uyanışıyla paniğe kapılan Romen takımı bir çok ataktan eli boş dönmeye başladı. Kendi yakaladığı pozisyon imkanlarınıda iyi kullanan takımımız üçüncü çeyreği 48-49 skorla kapattı. Son çeyrekte ise daha da baskınlığını kurarak 9 sayı farkla maçı almayı bilen takımımızın Protokol Tribününde hiç bir yönetici yoktu.

Galatasaray 75 - Targoviste 66

17 Aralık 2008 Çarşamba

Unut Dediler Unutamadık..


Kaptan, 17 Aralık Çarşamba günü saat 13:00'de ultrAslan Beykent Üni'nin düzenlediği panele katılıyor..
Panelin diğer konuğu -geliş sebebini anlamasakta- Hakan Ünsal..


Ulaşım:

Beykent Üniversitesi
Ayazağa Mahallesi
Hadım Koru Yolu Mevkii Şişli, İstanbul
Tel: (0212) 444 1997

16 Aralık 2008 Salı

www.galatasaray.org


Çok değil, bundan bir kaç ay evveline dek basit tasarımı, güncellenmeyen ana sayfası ve doyurucu olmayan multimedya bölümüyle ayda yılda bir uğradığımız ve hatta uğradığımıza pişman olduğumuz bir platformdu. Evet bahsettiğimiz malesef Galatasaray Spor Kulübünün Resmi Web Sitesi.

Fakat yeni dönemle başlayan olumlu değişiklikler sayesinde şuanda her türlü kesimi tatmin edecek bir seviyeye ulaştı. Gerek dizaynın görselliği gerek güncellenmelerin hızlılığı gerek giriş sayfalarının estetiği gerekse multimedya bölümünün zenginliği açısından Galatasaray'a yaraşır bir Resmi Web Site haline getirildi.

Farklı ellerde gezen galatasaray.com adresinin alınıp galatasaray.org sayfasına yönlendirilmesi ise ayrı bir güzellik olarak karşımıza çıkıyor. Zaten yakın bir zaman önce sitenin ziyaretçi sayısında rekora ulaşılması da durumun açık bir göstergesi..

14 Aralık 2008 Pazar

Takımdan ayrı düz koşu



yapayalnız yüreğimle ben

sana adam boyu sevdalar büyüttüm..

13 Aralık 2008 Cumartesi

Bıraktığın Yerde Bekliyoruz..

Ailemizin foto muhabiri

vatani görevi sebebiyle

bir süre mola veriyor..

12 Aralık 2008 Cuma

Tarihte bugün # II

1 Mayıs olaylarından sonra İstanbul Emniyeti tarafından yapılan araştırmada suçlu bulunamadı. İstanbul Valiliği de, rapor doğrultusunda “işleme konulmama” kararı verdi. Onlarca insanın dövüldüğü ve hastanenin acil servisinde gaz bombasına maruz kaldığı 1 Mayıs olaylarını soruşturan İstanbul Emniyet’nin raporuna göre, müdahalede ‘orantılı güç kullanıldı ve suçlu memur yok'.. Yunanistan'da bir polisin kaza kurşunuyla ölen bir çocuğun ardından meydana gelen olayları düşününce, halkını bu kadar yakından tanıyan yöneticilerimiz olduğu için mutlu olmalı hatta gurur duymalıyız..
Koyunum
Koyunsun
Koyun!

11 Aralık 2008 Perşembe

Semtsel paradoks


Sen ne yaparsan yap seni bulan şeyler vardır hayatta.
İstemekle kavuşulmaz istememekle kurtulunmaz.
Hepsi bir tesadüf sanarsın halbuki değildir.
Tıpkı uA KARŞI ve Fikirtepe gibi..

FİKİR şık şık
TEPE şık şık

8 Turnike & 1 Giriş


Bunu gören bir tek biz değilizdir elbette, herkes farkındadır durumun, bir önlem düşünülüyordur, böyle çözümsüz bırakmazlar sorunu, biraz daha bekleyelim bakalım değişecektir bu düzen diyerek sezonun yarısını ettik. Kimse görmedi, duymadı, söylemedi..

Koskoca Kapalı tribün içeriye tek bir giriş noktasından alınıyor. 1 metrelik bir kapıdan geçiriliyor binlerce kişi. Turnikeler bu sene cadde tarafına alındığından dolayı o caddenin karmaşasında sıra mıra da hak getire tabi. Herkes bir hengame içerisinde itişe kakışa, ezile büzüle o kapıya ulaşmak için birbirini yiyor. Kapı önünde emniyet mensuplarıyla yaşananlar da cabası.

Ekstra bir rahatlık yada lüks peşinde değiliz fakat çözüm bulunabilecekken umursamaz tavırlar bizi rahatsız ediyor. Ali Sami Yen'in kalbi olan Kapalı Üst Tribünün müdavimlerinin bu şekilde bir muameleyi haketmediğini düşünüyor ve artık bir çözüm bekliyoruz..

9 Aralık 2008 Salı

A.gücü - Galatasaray (Karşıbüssel Özet)

Şehrimize bayramı getirdik



Bazı haftalar vardır, haftanın daha ilk günü gözünü açarsın ve 5 gün sonra ki deplasman gelir hemen aklına, alacağız o maçı ve geleceğiz dersin kendi kendine.. Nereden nasıl doğar o his içine bilinmez ama bir hafta bu böyle sürer gider. Geçen yıl Sivas öncesi olmuştu, bu yıl da başkent öncesi oluverdi.. Bir kaç kişi de değil grubun çoğunluğunda aynı hisler olduğu görüldükten sonra işlemlere başlanıldı. Bir kaç telefon görüşmesi, yazışmalar, aracın ayarlanması, şoför iknası, kadro oluşturulması, bilet temini ve sonucunda maç sabahı Mecidiyeköy açıklarında toplanan inançlı bir kalabalık..

Kalabalık gerçekten, Karşıbüste çok kişi ayakta, bir koltuk ve altı ve üstü tamamen şişelere ayrılmış, yine cepheye gidiyoruz. İnsanlar ayakta şişeler koltukta bu saygıya&sevgiye kendimiz dahi anlam veremiyoruz. Köprü üstünden geçerken güneşin doğuşu eşliğinde güzel İstanbul izlenerek ilk yudumlar alınıyor. Nameler ağırlaşacağına hızlanıyor bu sefer, maçı almaya gidiyoruz, başkenti işgal edeceğiz sanki, öylesine inançlıyız.. Şişeler boşaldıkça alıyor bir telaş, ya biterse hepsi, ya bitersek..



Dedik ya bu yolculuğun adını başta koyduk, deplasman fobisini devireceğiz şehre bayramı getireceğiz.. Şerefsiz medyaya inat, büyük entelektüellere inat, diğer 17 takıma inat, tekniğine, taktiğine inat, düştüğümüz yolun sonunda alayına verilecek okkalı bir ders hazırlığındayız..

Eşeğini kaybetmişte sonradan bulmuş divane gibi, otobanda bira bulduk, masum köylü gibi hoplayıp zıplıyoruz. Hatta ekibin bir kısmı yanda ki top sahasına girerek kale önünde çocuklarıyla oynamaya çalışan aileden rica ederek topu alıyor ve tek kale maça koyuluyor o moralle..

Takviyelerden sonra uzun üçlünün sırası geliyor, öyle uzun ki hiç bitmiyor, bitmeyecek deniyor.. Bizi “işim gücüm var bugün gelemiyorum sizinle, yolunuz açık olsun” diye İstanbul’dan uğurlayan adamın Düzce taraflarında arabayla servisimizin yanına gelişine hayret etmiyoruz, manyak deyip çekiyoruz sağa, hasret giderip yola devam ediyoruz. Tabi ayakta yorulmuş olan bir kaç kişi otomobile geçiyor bu sırada. Tayfa görünüyor akabinde tüm heybetiyle, otobüsler savaşa asker taşıyan kamyon misali yarıyor otobanı, geliyoruz Ankara..


Şehir girişinde emniyet eskort çağrısı yapıyor, biz yakalanmamış dahi olsak yakalananlar bekleniyor ve tüm konvoy birlikte giriyoruz stadın önüne. Nihayetinde her Ankaragücü deplasmanındaki terane yaşanıyor, davullar, fotoğraf makinesi ve pankartımız alınmıyor içeriye, onu geri bırak, biraz daha demlen, saat geldi haydi beyler, giriyoruz..

Tribünler bize ayrıldığı yer kadar dolu hatta sığmıyoruz. Ankaralı Aslanlar yerlerini almışlar, İstanbul Tayfası da yerini alıyor yavaş yavaş. Bu sefer farklı bir aura büyük bir enerji var tribünde. Deplasman fobisi serisini sona erdireceğiz artık herkes emin daha maç başlamadan. Takım tribüne çağırılıyor ve “haydi beyler” diyoruz “haydi artık”. Bir de sahadakiler senin bu denli istediğinin farkına varınca daha bir güzel oluyor. Kötü başlamış olsak dahi iyi bitiriyoruz ve 3 tane atıyoruz, 13 atmış gibi seviniyoruz. Lincoln’ün tüm terbiyesizliği üstündeydi yine bu maç.. Tokatlar kimeydi Abidin?

Maç öncesinde Gecekondu tarafından Rahmetli Alpaslan Abimiz için pankart açıldı. Allah hepsinden razı olsun. Kötü günde yanında dost bulabilmek acını dindiriyor bir nebze de olsa. Maç çıkışı hem saha da hem tribün de kazanılmış bir galibiyetin haklı gururu&huzuru var içlerimizde. Ankaragücü tribünlerinin karışıklığından sebep tam performansla çalışamadılar orası da bir gerçek. Rakip tribünün kendi yönetimleriyle sorunları büyük, yakın zamanda başımızdan geçti, gerçekten anlıyoruz onları. Allah kimsenin başına vermesin, umarız kazanırlar savaşlarını, biz kazandık çok şükür..

Son düdükten yaklaşık 10 dakika sonra Ankara emniyeti kapılarımızı açtı ve ilk benzincide yapılan kısa tedarik molasından sonra koyulduk İstanbul yoluna. Dönüş yolunda alışık olduğumuz ölümden beter besteler yerine 2 hafta sonra beklenen konuk takıma ve diğer tüm 17 takıma methiyeler.. Şehrimize giriş yapıyoruz gecenin yarısı, birkaç saat sonra Kurban Bayramı.. Aldık ve geldik.. Kurbanı değil, bayramı..


La la la lay lay lay Hayırlı Bayramlar!

6 Aralık 2008 Cumartesi

Deplase | A.gücü

Bu sezonun 3.Ankara yolculuğunda ;


Yolcular aynı yolcular,


Ve biz yine olmamız gereken yerde..



Aralık 7 \ Ankara 19 Mayıs

Yıl 2008 !


Daçka yönetiminin, tarafımızdan zarar gördüğü gerekçesiyle kullanıma kapattığı bilmem kaç dolarlık koltukları olan; tuvalet\büfe kullanımı, pankart asımı vs. gibi her muhattaplığımızda salon görevlileri tarafından yüzyılın inşaası olarak lanse edilen Ayhan Şahenk Spor Salonu'nda 6 Aralık Cumartesi günü oynanması gereken Türkiye 1.Basketbol Ligi müsabakası çalışmayan skorboard sebebiyle ertelendi..


****

Beko Basketbol Ligi'nin 9. haftasında Galatasaray Cafe Crown'ın Kepez Belediye ile yapacağı maç, skorboard'daki arıza nedeniyle tatil edildi. Ayhan Şahenk Spor Salonu'nda aynı arıza nedeniyle yarım saat kadar geç başlayan karşılaşmada 1:20 dakika geride kalmışken skor tabelasındaki saat yeniden arızalandı. Bunun üzerine takımlar soyunma odasına gitti ve hakemler maçı tatil etti.


Karşılaşma, 7 Aralık 2008 Pazar gününe ertelendi.

Maçın başlama saati Federasyon tarafından ayrıca açıklanacak ve oyun kaldığı yerden (Maç başladıktan 1 dakika 20 saniye sonra tatil edildiğinde Kepez Belediye 4-0 öndeydi) devam edecektir..

Çankaya Üni - Galatasaray (Tribünsel Özet)

22.11.2008

5 Aralık 2008 Cuma

Uyarı !

Yaşamakta olduğunuz ülkede;
bir futbolcunun yukarıdaki hareketleri yapması tehlikeli ve yasaktır..

3 Aralık 2008 Çarşamba

Bu kupa başka kimde var?



3-4 yıl evvel kuruluş aşamasıydı takımın.. YldzTek mensubu münferitler davet ettiler bir kaç maça. Bahçelievler\Bağcılar tarafında bir salonda Tekerlekli Sandalye Basketbolu 2.lig maçları oynanıyordu. 1-2 maça uğrayıp kayboldum ortalıktan, keza kovalanan 3-4 branşa yeni bir tanesini eklemek cazip gelmemişti.. Ardından namağlup şampiyon olup 1.lige yükseldiler ve maçlar o dönemki mekanımız Ahmet Cömert'e alındı.. Pek tabi fikstürleri hemen kaydolundu bir köşeye ve o günden bu zamana yakın takibimize girdiler İstanbul sınırları içersinde.. Ataköy, B.Evler, Bağcılar, Süleyman Seba derken, peşlerinden maça yetişmek amacıyla hafta içi hafta sonu en alakasız saatlerde garip spor salonlarının yolunu tuttuk.. Her maçlarını 40 50 sayı farkla kazanma garantileri varken, her maçlarına aynı özveri ve inançla çıktıklarını ve skordan sonuçtan bağımsız sadece daha iyisini yapma arzularını gördükçe de kopamadık.. Namağlup şekilde alınan ilk 1.lig şampiyonluğunda haykırıyorduk onlara, " Seneye Avrupa Kupasını Getirin O Zaman Öl Deyin .... " kırmadılar.. Ardından aynı beste tek kelime değişiklikle vücud buldu.. " Seneye Kıtalararasını Getirin ... " şeklinde.. Yine kırmadılar.. Sonuç itibariyle, pazar sabahı maç için Mecidiyeköy'de toplanmalar başlarken gelen, " Şampiyon Olduk " telefonu ile dün gece havAlanının yanacağı belli olmuştu, keza söz vermiştik..

Bu büyük başarı sonrası bir süre ortalarda nağme yapacak herkese de bir dipnot ileteyim; Takımın ligde, -kupa merasimleri dahil- hiç bir maçında ortada görünmeyen yönetici eşrafından, sevdalıyız\sevdalısınız\sevdalılar triballeri ile ortalıkta dolanıp sene boyu 3 maç görenlere kadar.. Lig 22 Aralık'ta Saran Anadolu maçı ile start alıyor.




Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde oynamak,
bir renge ve bir isme malik olmak
ve Türk olmayan takımları yenmektir

2000 UEFA KUPASI

2000 SÜPER KUPA

2008 ŞAMPİYON KULÜPLER KUPASI

2008 KITALAR ARASI ŞAMPİYONLUK KUPASI

BAŞKANIM SEN RAHAT UYU !

2 Aralık 2008 Salı

Kıtaların Efendisi Geliyor !

2 Aralık 2008
Salı
17:00
Atatürk Havalimanı