31 Mart 2008 Pazartesi

A.Siyavuş Gözlemleri


Herşeye karşın iyi durumda olan bir takım, salonda ortalama sayıda seyirci, rakip taraftar bulunmayan sakin bir atmosfer içerisinde başlamaya hazırlanan alışılagelmiş bir Beykoz lig karşılaşması.

Sakin atmosferi fişekleyen hadise ise Abdi İpekçi'deki anlatım rezaletinden arta kalanlar. Maç başlamadan evvel ara ara Ntv'ye haklı ve ölçüsünde serzenişler mevcut. Maç başladığı sırada da küfürsüz göndermeler sürüyor. Maçı izleyenlerden öğreniyoruz ki, Ntv tribünün sesini kısmış vaziyette. Masa yetkilileri ana kaynaklarının kötülenmesinden rahatsız olmuş olacak ki, birkaç dakika sonra salonlarda ender görülebilecek bir sebepten anons yapılıyor.

Tribün Ntv'yi kendi haline bırakıp takıma yönelmeye başlarken, bu sefer de kombineli koltuklarda polisle yaşanan olaylar patlak veriyor. Zaten gergin olan ortam da haliyle iyice geriliyor, tüm çabalara rağmen bir taraftar alınıyor. Daha sonradan öğreniyoruz ki, alınan taraftarın tek suçu kombine sahibi olduğu koltuğa oturmak istemesi. Sahipsiz kalma kültürünü iyice benliğine giydiren Galatasaray taraftarı için değişen birşey yok, 2 sezondur kendisini taraftar düşmanı olarak ilan eden Ahmet Dedehayır tribüne gelince bir anda kahraman oluveriyor. Adamı alıp götürdüler ama olsun, sıkıysa beni de alsınlar mesajı veriyor sanıyoruz ki. Bu adam tribüne el kol yaparken, salonunda biber gazı sıktırırken, ''götürün bu çapulcuları'' lafları ederken tesadüfen çok defa yakınında bulunmuş biri olarak utancımdan oturmak zorunda kalıyorum. Tribünün unuttuğunu başka kim hatırlar, 2 sene sonra ''yaşasın Ntv'' diye haykırılsa şaşıran çıkar mı artık?

Maça dönüyoruz. Skor gidişatı, vasat tribünün de etkileriyle bir türlü lehimize kopartılamıyor. Son saniyeye kadar direniyor, nihayetinde maçı alıyoruz.

Çarşamba günü görüp görebileceğimiz en muhteşem geri dönüşlerden birini yapmış bu takımın ''yenilsen de yensen de'' nağmeleriyle bağrına basılması günün en güzel detaylarından biri olarak hafızada kalıyor ve yollar Imperial'e uzanıyor..

Haydi Millet!


Sabahlara kadar sürecek pankart çizme, boyama aşamalarında akla gelir. Acaba futbolcular bu emeğin farkında olur mu?

İstenen o maçta daha bir içten, daha bir heyecanlı oynamalardır. Onlara bir parça hırs getirmesi düşünülen o pankartlar için harcanan emek, zaman arzulanan değerini bulsun istersiniz.

Dün günlerden evvel düşünülen bir organizasyon vardı. Aslında seyircisiz cezası organizasyon kararından sonra gelmişti. Florya'dan takım alınacak stada getirilecek ve şampiyonluk düşüncesinin taraftar da karşılığını bulduğu coşku ve inanca takımda ortak edilecekti.

Mümkün olmadı hatta çokça kızıldı.

Şimdi önümüzde altı hafta var. Altı maçımızı kazanırsak şampiyonuz. İsteksiz bir takım, fantastik bir teknik direktör, yeni ve suskun bir yönetim, şaklaban bir medya ve güdümlü bir federasyon. İşimiz zor ama bu taraftarla imkansız değil.

Bir an önce kendimize gelelim.
Şampiyonluk kupası uzakta değil..

Sırada Ankara, bir kez daha Ankara...

30 Mart 2008 Pazar

Kazanacağız


Altı maçımız var.

Altı maçımızı kazanırsak şampiyonuz.

İnanıyoruz, inanmayan varsa uzak dursun..

Osman Pabucu Yarım, İhsan Pabucu Yarım



Bugün gelmediniz ama illa ki bir gün geleceksiniz.

Osman Sakallıoğlu & İhsan Bayülken

Siyavuş'ta bekleniyorsunuz...

29 Mart 2008 Cumartesi

Mutluluk

Genelkurmay Başkanımız Lokmacı sınır kapısında mutlu olduğunu, hatta Fenerbahçe formali birini görünce daha mutlu olduğunu açıklamış.

Eminiz kendisi çarşamba günü basketbol maçında askerliğini neden yapmadığını bilemediğimiz Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın yanında, askerliğini yapmamak için yurt dışına transfer olan ve Fenerbahçe atkısı ile protokol tribününde oturan İbrahim Kutluay'ı görüncede mutlu olmuştur.

Bizde mutlu olacağız; hele o çok sevdiği sarı lacivert bayrağın asılı olduğu yatında, karasularımızdan uzakta emekliliğin tadını yaşarken...

27 Mart 2008 Perşembe

Tek Yumruk Tek Yürek


şampiyonluğa yürüyoruz şampiyon olacağız şampiyonluk hakkımız söke söke alacağız şampiyonluğa yürüyoruz şampiyon olacağız şampiyonluk hakkımız söke söke alacağız şampiyonluğa yürüyoruz şampiyon olacağız şampiyonluk hakkımız söke söke alacağız şampiyonluğa yürüyoruz şampiyon olacağız şampiyonluk hakkımız söke söke alacağız şampiyonluğa yürüyoruz şampiyon olacağız şampiyonluk hakkımız söke söke alacağız şampiyonluğa yürüyoruz şampiyon olacağız şampiyonluk hakkımız söke söke alacağız
30 Mart
Pazar
15:00
FLORYADAYIZ!
şampiyonluğa yürüyoruz şampiyon olacağız şampiyonluk hakkımız söke söke alacağız şampiyonluğa yürüyoruz şampiyon olacağız şampiyonluk hakkımız söke söke alacağız şampiyonluğa yürüyoruz şampiyon olacağız şampiyonluk hakkımız söke söke alacağız şampiyonluğa yürüyoruz şampiyon olacağız şampiyonluk hakkımız söke söke alacağız şampiyonluğa yürüyoruz şampiyon olacağız şampiyonluk hakkımız söke söke alacağız şampiyonluğa yürüyoruz şampiyon olacağız şampiyonluk hakkımız söke söke alacağız

Karıncaezmez Şevki


Senin gibileri pek bulunmuyor artık buralarda..

25 Mart 2008 Salı

Ceza mı bu!

Ayrıcalık değil EŞİTLİK İSTİYORUZ!

Peşindeyiz


TEKERLEKLİ SANDALYE BASKETBOLU

Galatasaray - Dostlukspor

22 Mart Cumartesi




Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi

Galatasaray– Burhaniye

23 Mart Pazar




Süper Lig

Galatasaray - Denizlispor

23 Mart Pazar

Seninle Cehenneme Bile Geliriz!

Hayattan Art'a Kalanlar -2-


Henüz sezon başlamamıştı ki Çanakkale'ye Basketbol Türkiye Kupası maçlarına İstanbul'dan deplase olan arkadaşlarımız yolda bir video çekerler. Kendi aralarında ki sohbetlerde geliştirdikleri bir besteyi taşırlar İstanbula ama öyle sıradan basit bir şey değil! Hayatlarımızın bizzat içinden hayatın bizzat kendisinden...


Güzel Marmara gecelerinde söyledik, karanlık istiklal caddesinde söyledik, meyhane köşelerinde söyledik ama hiç bu besteyi tribüne taşımak düşünülmedi. Sanki sadece dertlerin her şaha kalkışında sessizce haykırmamız için vardı o artık.


Hem o bize, hem de biz ona alıştık baya..
Ne o bizi, nede biz onu terketmeyeceğiz..
İnsan kaderini terkedebilir mi ki..?

Bu Sevgi Engel Tanımaz


Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Ligi'nde
Galatasaray ilk yarıyı namağlup lider olarak tamamladı.

Onlar bizim gururumuz, onlar bizim umudumuz, onlar bizim eksik yanımız, onlar bizim yenilmez armadamız, onlar bizim sevincimiz, onlar bizim hırsımız, onlar bizim hayata bağlılığımız, onlar bizim isyanımız..

Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Ligi'nde
Galatasaray ilk yarıyı namağlup lider olarak tamamladı.

24 Mart 2008 Pazartesi

Çanak Çömlek Patladı..!!!


LigTV’de haftanın maçlarının reklamı var. Bir baktım üzerinde Galatasaray forması ile birisi top koşturuyor. “Kim lan bu?” diye sordum kendi kendime. Herifi tanımıyorum yahu! Dikkat edince fart ettim.. Herif Galatasaraylı değil ki. Kayserisporlu! Kayserispor’un siyah forması aynı bizim (elim gitmiyor ama) Galatasaray’ın siyah forması (ne gerekse artık). Bunun üzerine daha bir şey yazmaya gerek var mı..?

22 Mart 2008 Cumartesi

Kongre-n


23 Şubat 2008.

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Özhan Canaydın yeni seçimde aday olmayacağını açıkladı. Altı yıldır yaşananlardan dolayı akla hep bununda bir seçim taktiği olma olasılığı geliyordu ister istemez.

Taraftar bir çok sebepten dolayı kırgın ve kızgındı Başkan Canaydın’a. Bir çok şeyi içinden yaşadı ve biriktirdi yeri geldi tutamayıp patladı, dışa vurdu tüm birikmeler. 23 Şubat günü bu haber alındığında bayram havası esti bünyelerde. Gün bugündür, kurtuluş günüdür bugün dendi. Fakat aynen o günde dediğimiz gibi, gün bir kurtuluş günü değildir. Kurtuluş, imtiyazlar ve korkuların arkasına saklanan Galatasaray Spor Kulübü kongre yapısının değişeceği gün olacaktır.

Nezaman ki taraftara düşman değil de vücudun bir parçası gözüyle bakılacak.. Nezaman ki Galatasaray’ın bir lise futbol takımı olmadığı idrak edilecek.. Nezaman ki kendi imtiyaz ve çıkarlarının Galatasaray’a zarar verdiğini kabullenecekler.. Nezaman ki içilen ucuz rakılar, seçim zamanı yatırılan aidat paraları ve oyun odaları oy vermede etken olmayacak.. Nezaman ki bu değişimi başaran ayrıcalıklardan yararlanıp kapıları sımsıkı tutanlar değil, kulübün sahibi Galatasaray taraftarı olacaktır.. İşte o zaman Kurtuluş günüdür!

O güne kadar değişen yalnızca isimler olacaktır.

O gün geldiğinde ise Galatasaray kurtuluşuna dev bir adım atacaktır.

İMTİYAZLARA VE KORKUNUN BESLEDİĞİ ÜRKEK TAVRA KARŞIYIZ.

CİM BOM BOM HALKINDIR.

uA - KARŞI



21 Mart 2008 Cuma

Zaman Aşımı


Her gidişin bir dönüşü var misali...


Tek tribünlü amatör branş deplasmanlarından,

şehrimize gelen Ege’lilere kadar...


İçeri kamera sokmayı da düşünmüyoruz,

her şey gizli olmalı...


Hayatımızın anlamı Galatasaray...


Burhaniye Belediye Maçının Biletleri Satışta! Galatasaray Bayan Basketbol Takımı’nın ligin, 21. haftasında 23 Mart Pazar günü, saat 15:30'da Darüşşafaka Ayhan Şahenk Spor Salonu’nda Burhaniye Belediye ile yapacağı maçın biletleri Biletix bayilerinde satışa çıktı. Karşılaşmanın biletleri 3 YTL’den satışa sunuldu.

19 Mart 2008 Çarşamba

Canlı Yayın Peşindeyiz # 5


Pek rağbet olmaz hafta içi ve üstelik biletler pahalı. Ama KARŞI-uA kafilesi saat 13:00 de Mecidiyeköy'den hareket edecek.

Saat 20:00 Gençlerbirliği maçında da Peşindeyiz..

Saat 12:50

Hareket yeri KARŞI'ya alınmış.

Saat 14:30

Ankara'ya 279 kilometre kala keyifler yerinde. Özlemle Bolu ve Cafer Usta'nın yeri bekleniyor. Hava biraz kapalı bilgisi geçildi, yolunuz açık olsun aslanlar...

Saat 14:40

Hendek'ten içeri mi girildi? Hadi canım...

Saat 15:05

Onlarda kuru kuru olmaz demişler. Ankara'ya 240 kilometre kalmış. Pankart yanlarında umarım asılır...

Saat 15:25

Kafile Bolu'da birazdan mola verecek. Yolculukta bir sıkıntı yok.

Saat 16:20

Yemekler afiyetle yenildi, fotoğraflar cep telefonlarına geldi, masa başındaki canlı yayın ekibi ah dedi..

Yoldalar, Ankara 190 kilometre...

Saat 17:00

Cepte biletler, neşeyle ve umutla, kaldı Ankara'ya 80 kilometre...

Tepelerde kar ve Balkanlar'dan ülkeye girmiş yağışlı hava dalgası. Dönüşte dikkat diyelim..

Saat 17:20

Yok daha neler densede 20 kilometre kalmış. Biliriz biz o yolu, biliriz biz o kaptanı...

Saat 18:10

Stada girilmek üzere, pek kimseler yokmuş. Pankart asılacak, mola dahil 4 saatte gidildi.

Saat 19:05

Pankartımız güzel bir yere asıldı. Tribünler boş fakat mesai bitimi ile birlikte yavaş yavaş kalabalıklaşmakta. 15. Kupa yolunda her şey normal.

Saat 20:00

İstanbul'dan gelen otobüsle birlikte taraftarlar içerde. İstanbul'dan gelenler arasında Güngör Baba da yer alıyor.

Saat 22:00

Ankara emniyeti, rakip taraftar olmadığı için bizim kapıları da diğerleriyle aynı anda açtı. Taraftarlar hafiften tribünü boşaltıyor, ekibimiz ise saha içerisine girip pankartı sökmek için memur beyleri bekliyorlar.

Saat 22:30

Üç günde yapılan ikinci Ankara seferi sona erdi. Araca doğru bir omuzda pankart ilerleniyor şu anda. Yine aynı, değişmedi hiç deplasman sonları. Gittiğimiz her yer bizim. Ankara deplasman sayılmadı bir kez daha.

Saat 23:00

Yollardayız yine.. Yine karanlık, yine yağmurlu, yine ıslak mağlubiyetler halkasına bir tane daha eklenmiş olsa dahi uğrunda savrulmaya değer..

Saat 23:20

İstanbul için son 360 kilometre. Yoğun sağnak yağmur altında geçiyor dönüş yolculuğu. Yine Bolu'da mola verilecek..

Saat 00:00

Bolu'dayız.. Çay molası.. Yağmur kesildi, yollar bomboş..
İstanbul 220 km..

Saat 01:05

Giriştiğimiz herhangi bir yoldan hiçbir zaman gelmeyen galibiyetler serisine eklenen son halkanın ardından, ekip ' Bu yollar neden hep karanlık? ' sorgusalıyla camlardan kentlerin ışıklarını seyrediyor.. Yağmur sis yine devrede, İstanbul'a 150 kilometre..

Saat 02:05

İstanbula iniş yapıldı. Mola hariç iki buçuk saat sürdü yol. Galatasarayımızın yanında olmak, onunla bir akşam geçirmek her şeye değer..

Canlı Yayın Peşindeyiz # 4




Hafta içi ama olsun, salonlarda da taraftar olsun.

Saat 17:30 Halkbank Voleybol Maçındayız; sonra Galatasaray havuzuna, sutopu maçına.

Saat 14:55

Üsküdar'da maç saati bekleniyor. Tabii kuru, kuru olmaz, beklenmez...

Saat 16:05

Voleybol kafilesi birazdan salona hareket edecek.

Saat 17:10

KARŞI-uA salonda. Pankartımız asılmış. Taraftar sayısı ne yazık ki çok az.

Saat 19:00

Tribünde bizim dışımızda sadece ailelerden oluşan seyirci kitlesi var. 2-1 Mağlubuz. 4. Sette ise 15-14 gerideyiz.

Saat 19:45

Takımımız etkili oyunuyla skoru 2-2 ye getirmesine rağmen uzatma setinde gücü yetmedi ve maçı 3-2 kaybettik. Su topu takımımız ise Denizgücü'nü 14-4 mağlup etti..

18 Mart 2008 Salı

SERVET Gibi Yürek


Yazarsınız, boyarsınız, yollar aşındırırsınız, sabahlara kadar bilgisayar başında olursunuz, düşünürsünüz, üretirsiniz..

Bunların hepsi sarı- kırmızı sevda yüzündendir. Ve karşılıksızdır.. Ama bazen öyle hoş sürprizlerle karşılaşırsınız ki, tüm o yorgunluk bir çırpıda gider.

Yüzünüzde hoş bir gülümseme olur, bizim bugün olduğu gibi.

Fanzinimizin çok değerli ve sadık bir okuyucusu, fanzini futbolcularımızdan Servet ile buluşturmuş. İçinde kendisi hakkındaki yazıyı okuyan Servet beğendiği yazının sahibi ciga'ya selamlarını yollamış. ciga'da buradan öğrenecek ve eminiz o da mutlu olacak.

Ajandamız 19-23 Mart


FUTBOL

Fortis Türkiye Kupası Yarı Final

19 Mart Çarşamba 20:00 19 Mayıs Ankara

Gençlerbirliği - Galatasaray

VOLEYBOL

Erkekler Voleybol Ligi

19 Mart Carsamba 17:30 Burhan Felek

Galatasaray- Halkbank

SUTOPU

19 Mart Çarşamba / 19:30 / Galatasaray- Denizgücü / Galatasaray Havuzu

20 Mart Perşembe / 20:30 / Heybeliada-Galatasaray / Galatasaray Havuzu

TEKERLEKLİ SANDALYE BASKETBOLU

Galatasaray – Dostlukspor

22 Mart 2008 Cumartesi günü Dostlukspor’la erteleme maçına çıkıyor.
Bahçelievler Spor Salonu’ndaki karşılaşma saat 12:00’da başlayacak.

Salon, e-5 uzerinden Ataköy Ahmet Cömert'e gelirken Ahmet Cömert'in tam Karşı'sında.
Yani e-5 uzerinde Ataköy - Şirinevler mevkine gelmek üzereyken sağ tarafta kalan ormanlık alanın içerisinde. Bu bölge aynı zamanda çocuk esirgeme kurumu..

Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi

Galatasaray– Burhaniye

Galatasaray – Burhaniye Belediye 23 Mart Pazar günü saat 15.30’da Darüşşafaka Spor Salonu’nda oynanacak.

Futbol

Galatasaray- Denizlispor

Galatasaray, Turkcell Süper Lig’in 27. haftasında Ali Sami Yen Stadı’nda Denizlispor’u ağırlıyor. Karşılaşma 23 Mart 2008 Pazar günü saat 19:00’da.

Yüreğim Mahkum Ben Sana Hala Vurgun ,
Dolmadı Daha Gönül Borcum..

Dönmeyi Düşünmediler

17 Mart 2008 Pazartesi

Hesabı Yok Kaybolan Günlerin ,

Aylardan Mart..


Sezonun ilk yarısında Burhaniye deplasmanı dönüşü servisteki 15 kişinin içinden geçirip, günler sonra dile getirdiği ortak bir kanıydı ' kral deplasman oldu ' olgusu.. Fikstüre göre Burhaniye sonrası yine benzer bir batı seferi, bünyeleri bu kez Erdemir'e götürür beklentisi vardı. Ligden çekilen Çanakkale ekibinin bu son dakika golü ile takvimlerde " Mart 15/16 @ Mersin " işaretlemesi yapılarak fikstürün o günkü ayağına dönülmüştü. Maç haftasının gelmesiyle inceden plan programlar startını aldı. Tren, gemi, kiralık araç, servis vs derken milyon tane fikriyat zihinleri meşgul eyledi. Gidişi sallayıp dönüşe yoğunlaşan ekip ' 1000 km'yi 10 saatte alamayız, pazartesi sabahı işe geç kalırız ' gerçeğini kabul edip, inceden girişilen ' biraz uzak mı ne ? ' kıvırmalarının üzerine ekleyip gitmesekte olur psikojisine kendini sokmaya çalıştı. Diğer yandan aynı hafta mevzubahis olan 2 maç birden Ankara seferi de bu psikolojik desteğe yardımcı oldu. Gel zaman git zaman yaklaşan maç tarihi ile baş gösteren ' en kötü gidip pankartı asmalıyız ' gazlı fikriyat, bir miktar da aceleci bir hareketle mouse imlecini türk hava yollarının internet sitesine götürdü.

Maç sabahı alışılagelmişin dışında bir buluşma sahnesi.. Mekan Mecidiyeköy dolayları değil hava limanı sınırları.. Bünyeler sıfır alkollü.. Atkılar burun hizasına kadar boynu sarma pozisyonundan uzak, boynun 2 tarafından aşağı sallanıp göğüs hizasında birbirine düğümlenmiş durumda. Kapşonların ise tamam açık.. Bindik bir alamete sonunu getireceğiz diyip giriş yapılır içeriye.. Soğuk mu soğuk Gs TV ekibiyle Adana'ya inişin ardından, münferit münferit Mersin'e ulaşım \ maç sonu Adana'ya dönüş planı yapılır. Gece yarısı düşen Demirspor-İdman Yurdu derbi sms'inden hareketle her sohbet edilene yöneltilen 3. soru cümlesi sabit.. Çok büyütmüşler internet canlısını da kullanarak kendilerini.. En az onlar kadar bizde kendi gözümüzde.. Her 2 tarafta da sokaktaki ahali maçtan bi haber.. Bu tip maçlar sonrası binlerce kilometre uzakta maçın sonucunu\güzelliğini duymadan çıkan olayları duyuyor ve hatırlıyor olmakla aynı paralelde bir sorgusal sanırım bu. Maçın skorundan da hala habersizim..

Sıcak bir Mersin sabahı bizi karşılar. Şehir halen pazar sabahı mahmurluğunda.. Sahil şeridine ulaşımın ardından bol yürümeli bir öğleden sonra geride bırakılır.. Denize karşı kahvaltı keyfinden sonra istikamet hala bitmeyen sahil şeridinin devamı.. Bir şeyin illa sonunu getirmek sebebsiz, ortasında da bırakılabilmeli bazı şeyler..

Yürüyüş esnasında kulaklara çalınan kederli bir ezgi farkettirir ağaçların arasında, şehrin tam ortasında ama bir o kadar uzak olan o yalnız meyhaneyi.. Adı Yasu dur.. İstanbul Beşyüzevler'de de şubesi vardır, ama gitmenin gereği yoktur.

Yasu'da boşalan kadehler, hemen sol tarafımızdaki caddede bir minibüsün içindeki sarı - kırmızılıların ağaçların arasında görünmesiyle bir anda alabora olur. Evet ağaçların arasından görünen o sarı-kırmızı Galatasaray'dır, salona ulaşmaya çalışmaktadır. Masadan fırlayan üç beş deli, şaşkın bakışlarla ağaçların arasından kaldırımla yasuyu ayıran çitin üzerine tırmanır ve 2 el göğe yumrulanır sessizce. Minibüs içinde 2.bir Maslak Otel Çıkışı şoku yaşanır.. Yeşil yanar, minibüs yoluna, bu taraftar yalnızlıklarına yani kadehine devam eder.. Daha sonra salona hareket için hareket edilirken farkedilirki hemen ardımızda takımın kaldığı HiltonSA yer almaktadır.

Televizyon başından gördüğümüz kadarıyla Mersin'de basketbol maçları çok yoğun atmosferde geçmesede, salon genelde aile coğunluğuyla dolar. Mersin İdman Yurdu taraftarlarıda pankartlarıyla ve seyrek katılımlarıyla salonda yerlerini alırlar ve yoğun olmasada bir atmosfer oluştururlar. Girişi çıkışı , maç esnası vs ile çok daha zor ortam beklerken, daha doğrusu kendimizi hazırlamışken sakin bir ortam vardı salonda.. Kısmen dolu bir salon, herkes yerinde oturuyor ve alkışlıyor basketlerde.. Rakibi ıslıklamak dahi yorucu geliyor. Keza maç boyu salonda Galatasaray hücumları değil Mersin hücumları ıslıklandı, ıslıklattırıldı..

Güzel tribün ile geçen ilk yarının ardından ikinci yarıdaki Mersin valisi, emniyet, Galatasaray taraftarı arasındaki ' koltuklara basıyor olma ' gerginliği , salonda manasız bir şekilde kaşınan sarının yanına lacivert li çocuk, 2 şehir arasında olan ve insanlara Galatasaray tribünü ortak paydasını unutturan manasız mı manasız gerginlikler derken 2.yarı tribünü çevirmekten çok olay yatıştırmaya çalışmakla geçse de , son 4 dakikada pes edip pota arkası ile karşı tribünün Galatasaray'a ayrılan sol köşesinin birleşimindeki 5-6 metrelik balkon gibi yere attık kendimizi ve salonda maç başlamadan yaklaşık yarım saat önce patlattığımız " Bu sezon sizinle geldik heryere, Mersin'e Burhaniye'ye " ... biz buradayız mesajının sonuna İstanbul'da rahat alınan galibiyetlerin son periyotlarına sıkıştırılan geleneksel melodik takım selamlama şeysi sadece 1:06 saniye de tamamlanarak imza atıldı..

Yol çilesi, yolculuk çilesi, sorgulama çilesi çekil(e)meden.. Onlarca çiş molası verilmeden.. Bir şeyler eksik, bir şeyler yarımken.. Kendi adıma bu deplasmanı uçakla gidip trenle dönmek zorunda kalan Yldz Tek! delilerine yazıyor, maç sonu Adana havalimanında uçağımızı beklerken yanımıza gelerek teşekkürünü iletip\ayaküstü laflayan bir kaç oyuncuya taraftarla konuşmamalarını tembihleyen sayın Mihriban Oğuz'ada sevgilerimi gönderiyorum. Suçumuz neydi ki bizim?


Faturalar ödenmeyi bekleye,
asaletin bize yetedursun,
Kırılan kalpler yine umutla dolsun,
Cimbombom'um Şampiyon Olsun..

Hayattan Art'a Kalanlar


Geçen sezon çok güzel bir kız vardı
Elimi tutar gözlerime bakardı
Yanımda uyur sımsıkı sarılırdı
Yerini kimse alamadı

O da böyle çıtı pıtı
Hanım hanımcık bir kızdı
Çekti gitti herkes gibi
Beni bana bırakmadı

İlhan İrem
İşte Hayat

16 Mart 2008 Pazar

Bir Deplasman


Bir stad;

Ankara bittikten hemen sonra..

Bir taraftar;

İstanbul'dan, Ankara'dan, Afyon'dan, Eskişehir'den, Adana'dan Mersin'den otobüsle, servisle, özel araçla, trenle orada buluşmuş; kavgasız, gürültüsüz, coşkulu ve omuz omuza takımını desteklemiş..

Bir takım;

Teknik direktörsüz, başkansız ve belki futbolsuz ama inanmış..

Bir şehir;

Trafiksiz, denizsiz ama Galatasaray'ı tutkuyla yaşadığını hissettiren insanların yaşadığı bir yer..

Bir Aşk;

Galatasaray..

Bir deplasman

Ankara ise o deplasman sayılmaz..

KARŞILIKSIZ BİR SEVDA PEŞİNDEYİZ, HERYERDEYİZ.


Bizi krallar gibi ağırlayan, ulan 4 değil bu şehrin 8 takımı olsun biz hep burada olalım dedirten iki güzel Galatasaray'lıya Danış Karakaş ve Evren İpek'e teşekkürler

KARŞI-uA

Canlı Yayın Peşindeyiz # 3


Mersin maçı öncesi

16 Mart Pazar - Saat 08:20
Ekip "uçalım zaferlere" bestesiyle kalkış yaptı az önce. İstanbuldan 08:20'de kalkan uçak 09:20 sularında Adana'ya iniş yapacak.

16 Mart Pazar - Saat 09:30
Adanadalar şuanda. Maçın oynanacağı salonun bulunduğu yere ulaşabilmek için vasıta aranıyor.

16 Mart Pazar - Saat 10:00
Dolmuşla geçilmekte şuanda Mersin'e.

16 Mart Pazar - Saat 10:30
Bir park köşesinde çay sigara molası verildi.

16 Mart Pazar - Saat 12:00
Mersinde hava güneşli ve gayet sıcakmış alınan haberlere göre.

16 Mart Pazar - Saat 13:00
İstanbuldan gelen Yıldız Teknik Uni ekibiyle buluşuldu. Pankart Yıldız Teknik Uni'nin aracına emanet bırakıldı. Şehir içinde keşif turları yapılıyor.

16 Mart Pazar - Saat 14:00
Yasu Meyhanesi günün talihlisi seçildi. Ekip maç saatine kadar ki bekleme sürecini Yasu'da tamamlayacak.

16 Mart Pazar - Saat 17:00
Şu an salondayız. Pankartımız asıldı maçın başlanması bekleniyor. 50 kişilik bir taraftar topluluğu var.

16 Mart Pazar - Saat 17:30
Maç başlıyor. Galatasaray tribünleri 70-80 kişi civarı. uA Adana uA Mersin uA Karşı ve Yıldız Teknik Uni grupları tezahüratlarıyla hafta içi avrupada elenen takımımıza moral veriyorlar. Mersin takımı taraftarı 15-20 kişi civarı.

16 Mart Pazar - Saat 17:50
İlk çeyrek üstünlüğümüzle bitti.
17-27

16 Mart Pazar - Saat 18:10
İkinci çeyrek yine üstünlüğümüzle sona erdi.
32-49

16 Mart Pazar - Saat 18:40
Üçüncü çeyrek açık üstünlüğümüzle bitiyor.
49-72

16 Mart Pazar - Saat 19:00
Maçı hem kızların hırsı hemde taraftarın isteği açık bir farkla aldırdı.
63-85

16 Mart Pazar - Saat 19:05
Tribünler takımı çağırıp hırsları ve istekleri için teşekkür ediyor. Maçın yıldızı olarak göze Işıl Alben çarpıyor. 22 sayı 7 ribaund 4 asist.

16 Mart Pazar - Saat 19:20
Emniyet görevlileri maçtan sonra bekletmemiş tribünde. Salon dışında vasıta arıyor ekip Adana'ya geçmek için.

16 Mart Pazar - Saat 20:00
Ekip otogardan bindiği Adana dolmuşuyla havaalanına ulaştı. Takım otele uğradıktan sonra otobüsle geçicek havaalanına.

16 Mart Pazar - Saat 21:00
Ekip uçağa binmeden son biralarını tüketiyor havaalanında. Galatasaray kafilesi havaalanına ulaşmış.

16 Mart Pazar - Saat 21:30
Galatasaray kafilesi ve ekipten arkadaşlar birazdan kalkacak uçağı beklemekteler. Yüzlerde hafta içi oluşan hüzün bu galibiyetle bir nebzede olsa azalmış durumda takımda.

16 Mart Pazar - Saat 23:30
Sağ salim Atatürk Havaalanına iniş yapıldığı haberini aldık. Takım otobüsle Florya'ya giderken ekip de evlerine dağılıyor. Hep dağların arasından gidilen deplasman serilerinden farklı olarak bu kez üstlerinden uçuldu. İlginç bir deplasman macerası daha eklenmiş oldu arşive. "UÇALIM ZAFERLERE.."

15 Mart 2008 Cumartesi

Canlı Yayın Peşindeyiz # 2


Ankara Maçı Öncesi

15 Mart Cumartesi - Saat 04:45
Kafile Hendek'te..

15 Mart Cumartesi - Saat 08:20
Ankara'da hava 5 derece. Tribün yapmaya müsait . Kafile Kızılay'a kahvaltıya gidiyor.

15 Mart Cumartesi - Saat 10:00
Alınan haberlere göre Ankara` da dün tipi şeklinde yağan kardan eser yok. İlkbaharvari bir hava hakim şehre..

15 Mart Cumartesi - Saat 11:30
Ekip Bahçelievlerde uA Ankara tarafından ağırlanıyor.

15 Mart Cumartesi - Saat 12:20
Kısa süreli bir sarsıntı yaşanıyor ekibin bünyesinde. Merkez üssü Bala olan 4.9 büyüklüğünde bir sarsıntı. Herkes iyi çok şükür.

15 Mart Cumartesi - Saat 13:00
Ekip akşam ki futbol maçından önce voleybol maçına iştirak etti. SGK ile Selim Sırrı Tarcan Spor Salonunda karşılaşan Galatasaray Erkek Voleybol Takımına destek veriliyor uA Ankara ile omuzomuza.

15 Mart Cumartesi - Saat 13:20
Aslanlarımız maça Krniç, İbo, Can, Ali, Marko, Gustavo ve Caner ilk altısı ile başladı.

20-25 ilk seti aldık!
25-22 ikinci seti SGK kazanıyor!
25-17 SGK maçta 2-1 öne geçiyor!
25-27 ve maç Tie-Break setine uzadı!
9-15 Aslanlarımız maçı 3-2 kazanıyor!

Hem sahada yüreğini koyan oyunculara hemde tribünde bir an olsun susmayan taraftara helal olsun!

15 Mart Cumartesi - Saat 15:05
Darısı akşama diyerekten grup salondan çıktı biraz evvel ve maç öncesi son bir soluklanma için aranmalar başladı..

15 Mart Cumartesi - Saat 16:00
uA Tayfa stada ulaştı az önce. Ankaralı Aslanlar'ın otobüsleri de stad yolunda ilerliyor. uA Karşı stada iyice yaklaşmış durumda.

15 Mart Cumartesi - Saat 16:20
Stada ulaşıldı sağ salim. Ayrıca alınan haberlere göre stadın şehre uzaklığı Olimpiyat stadını andırıyormuş. Neyse ki alışkanlık var evvelden kalma..

15 Mart Cumartesi - Saat 17:20
uA Karşı ve uA Ankara tribündeki yerini almış durumda an itibariyle. İstanbuldan 4 otobüs gelen uA Tayfa henüz dışarda beklemekte. Ayrıca çevre illerden ve Konya, Eskişehirden gelen gruplarda tribüne giriş yapmaktalar.

15 Mart Cumartesi - Saat 18:30
Galatasaray'a ayrılan tribünlerin tamamı dolmuş vaziyette an itibariyle. Turnikelerde güvenlik görevlileri ile taraftar arasında çıkan arbedeyi jandarmalar ayırdılar. Şuanda olaylar yatıştı, herkes tribünde ve maçın başlamasını bekliyor.

15 Mart Cumartesi - Saat 21:10
Taraftarın tüm maç boyunca ki isteği ve hırsı sahadakinden daha fazlaydı. Çokta fazla sevindirici 3 puan olmadı ama Ankara'nın susup İstanbulu dinlemesi en güzeliydi gecenin. Alınan haberlere göre Ankara emniyeti maç bitimi kapıları açarak kimseyi bekletmemiş. Grup stad dışında Olimpiyatvari bir karmaşa içerisinde ilerlemekte..

15 Mart Cumartesi - Saat 21:45
Her deplasman olduğu gibi yine uzun ve sessiz yollar. Herşeyine rağmen İSTANBUL.. İSTANBUL..

14 Mart 2008 Cuma

Canlı Yayın Peşindeyiz # 1


Kepez Maçı Öncesi

14 Mart Cuma - Saat 16:15
İmperial'de şarap eşliğinde son hafta değerlendiriliyor.
Ayhan Şahenk'e (Aydan Siyavuş) gidilecek birazdan.

14 Mart Cuma - Saat 16:50
Salonun önünde devam ediliyor muhabbete.
Yavaş yavaş geliyor arma sevdalıları...

14 Mart Cuma - Saat 17:55
Salona girme vakti. Biraz çakırkeyif, biraz ıslanmış. Bu maçın 18,30'da oynanmasının nedeni canlı yayın. Artık federasyonlar değil parayı bastıran saati belirliyor. Değiştirmek mümkün mü, pek tabii onu da işi bilen yapıyor.

14 Mart Cuma - Saat 18:55
Ciga, Maje ve Ireland salondalar. Pankartımızı asma konusunda lojistijk sorunlar yaşansa da asılacak. Bir yandan da 19 Mart Kupa maçı kafilesi şekillenmeye başladı. Araç son ikiye kaldı.

14 Mart Cuma - Saat 19:25
Maç geç başladığı için ilk dakikalar.
Salonda fazla seyirci yok. Takım 13-4 önde.

14 Mart Cuma - Saat 19:35
2.Periyotta 23-18 öndeyiz.

14 Mart Cuma - Saat 19:55
Bizim bench arkası kalabalık. Göbekte ise boşluklar var. Dedehayır yönetimde olduğu sürece bu alışılmadık tribün görüntüleri devam edecek.

14 Mart Cuma - Saat 20:35
Fark önemli değil ama alacağız.

14 Mart Cuma - Saat 20:55
76-72 kazandık. Pankart toplanıyor yeni yolculuk için ve birazdan keyif sigaraları yakılacak salon önünde.

14 Mart Cuma - Saat 21:30
Ekip İstiklalde toplanıyor diğerlerininde katılımıyla.
Bu gece biter mi? Bitmez..

Karşı kamyon gibi çarpar, Karşı...

13 Mart 2008 Perşembe

Bu Günah Sizin Değil..


Bayan takımımız İstanbul'da aldığı +8 sayılık galibiyetin küçük avantajı ile çıktığı İtalya deplasmanında 84 - 67 mağlup olarak kupaya yarı finalde veda etti.. Kendi sahasındaki maçlarda hep yüksek farklar elde eden, maçlara çok hızlı başlayıp salon atmsoferi yaratan ve güçlü fizikleriyle maçın sonunu getiren Baretta takımı ilk maçta da gücünü yeterince belli etmişti İstanbul'da. Savunma yaparak bir yerlere gelen takımımız malesef gerekli savunmayı yapamamasına hücumdaki sorunlarıda ekleyince mağlubiyet kaçınılmaz oldu. Henüz yeni kurulmuş bir takımın bu yürekli insanlarını mücadelelerini gönülden alkışlıyoruz. Camiası taraftarı medyası herkesin görmezden geldiği bir gerçeği neredeyse insanların gözlerinin taa içine sokuyordunuz, ama olmadı.. Sahada elinizden gelenin en iyisi yapmak için, çıktığınız tüm maçları kazanmak için verdiğiniz bu yürekli mücadeleniz devam ettiği sürece kalkmayan hiçbir kupa, kazanılamayan hiçbir maç tribündeki bir avuç Galatasaraylının umrunda değil..
Evet Maslak'ta hiçbir maçlarını tıklım tıklım bir salona oynamadılar. Hepi topu 5 6 maçları 600 - 700 kişiye oynandı onun dışında ölümüne yalnızlık.. Ancak memlekette bu branşa olan ilgi alaka da ortada. Anadolu'da takımlar dolu salonlara oynuyor olabilirler , bambaşka bir tartışma konusu hiç değinmeyeceğim buna. Ancak İstanbul'daki gerçekte ortada sanırım.. Keza bu sezon İstanbul'un hiçbir takımı bizim kadar destek görmedi kanısındayım.
Bir bayram sabahı alakasız bir saatte Avcılar'da bir salon önünde,
Burhaniye deplasmanında maçın başlamasına 10 dakika kala ;
" seni gördüğüm zaman .. " nidalarıyla salona girildiğinde,
Fenerbahçe maçı öncesi normal seyirlerinde kamp yaptıkları otelden çıkıp salona hareket edecekleri anda otel çıkışında 30 metre uzakta sezon başından beri dört 1 yanda peşlerinden gelen bir pankartı farkettiklerinde,
Sezonun ilk yarısında caferağada o gunku maca taraf olan 2 takımdan ayrı " çubuklu formalı " taraftarların arasında sadece 2 kişinin girdiği Re Re Re Ra Ra Ra isyanını işittiklerinde,
Memleket gündeminin milli maç vs bilimum olaya kitlendiği günlerde,
Yer yer Sami Yen'de maçların olduğu saatlerde,
Hafta içi \ hafta sonu , ev iş okul aile vs bilimum durumunu ihmal edip fikstüre göre ayarlanan hayatları gördüklerinde,
Bazen yırtılan gırtlaklarda,
bazen nasırlanan avuçlarda,
bazen bagajda kalan yarım kutu spreyle yazılmış şekli kötü ruhu eşsiz pankartlarda,
bazen salonun dört bir yanına asılan onlarca metre el emeği göz nuru pankartta,
bazen tribünden dillendirilen onca bestede ;
daha önce oynadıkları hiçbir takımda görmedikleri bundan sonrada hiçbir takımda göremeyecekleri bir enerjiyi ve morali hissetmişlerdir sanırım..
Evet belki farklı takımlarda binlerce insan salonlarını doldurup tempo \ ıslık şeysi yapar onlara.. Ama sahada sadece ve sadece mücadele görmek isteyen ve bu takımda bu ortak paydayı hissettikten sonra galibiyetten kupadan başarıdan bağımsız olarak takımının her sonucunu sineye çeken başka bir tribünle karşılaşmayacaklardır hiçbir yerde.. En azından bu amatör ruh ile hiçbir yerde karşılaşamayacaklar..
Evet sahada henüz işleri bitmedi, bu kupayı en az onlar kadar istiyordu insanlar ama henüz önümüzde 2 kupa daha var. Ve genel güruh tarafından karşı kıyıya yakın görünen bu 2 kupayı almalıyız \ alacağız \ aldıracağız.
Saldırın ,
Durmadan !

12 Mart 2008 Çarşamba

Galatasaray 99 - Kanaria 74


ULEB Cup'ta şampiyon olabilmek için savaşıyor Galatasaraylı basketbolcular.. Çeyrek final öncesi ilk maçta ispanyol temsilcisi Kalise Gran Canaria'yı 99-74 yenerek rövanş için büyük bir avantaj yakalamış olduk.. içimizdeki inanmayanlara da selam olsun.. şimdi sıra kızlarda..

10 Mart 2008 Pazartesi

Galatasaray Spor Kulübü Başkanlığı


Son haftada salonlarda bir Avrupa Kupası Yarı Finali, iki derbi, bir lig maçı oynandı.

Bu maçlarda Galatasaray Spor Kulübü'nü yönetmek için talip olan adaylardan hiç biri yer almadı. Neyi, nasıl yöneteceklerine dair bir fikirleri yok.

Tabii başkanlığa giden yol, geleceğe yönelik programlardan değil listelerden geçiyor.

Onlar öyle peki kongre üyeleri?

Bir kısmı Avrupa'da yarı final akşamı, adada yemek düzenliyor. Tamam spor kulübünden bir haberlerde, bu kadar kör gözüme parmak olmaz ki?

Ne yazık ki Galatasaray kongre yapısı, doğru yönetim oluşturmak için sağlıklı bir yapı değil. Ayrımcılığın hakim olduğu, taraftara kapalı bu yapıdan geleceğin Galatasaray'ı için umut ışığı gözükmüyor.

Ne zaman Galatasaray Spor Kulübü başkanlığı için aday olanlar yolun cemiyetten değil tribünlerden geçtiğini anlarlar o zaman umut olur.

Ve bize, 4 yıl evvel uA'nın giriş sayfasına konan muhteşem eserin sözlerini bir kez daha okumak kalır.

titrerim mucrim gibi baktıkça istikbalime

9 Mart 2008 Pazar

Basiretsizlik


Futbolda yüzde beşe ona katlanılıyorduk ama salonlarda daha özgürdük. Ne yazık ki onun da gereğini yaptık ve yasaklar devrini başlattık.

Ama yasaklar öyle bir uygulama haline geldi ki, kimin neyi yasakladığı anlaşılamadı.
Standarttan yoksun bu uygulamadan en çok çeken pek tabii en basiretsiz, en pısırık yöneticilere sahip olan Galatasaray oldu.

Voleybol erkekler ilk yarı maçında bir anlaşmadan söz edilip yasak geldiği vurgulandı ve taraftarımızın Caferağa yolu kapatıldı.

Doğal olarak rövanşta aynı uygulama beklenirken bunun öyle olmadığı salona girilince anlaşıldı. Güvenlik sorumluları gelene git denemeyeceğini söylediler, eh ortada bir yazılı anlaşmada yoktu, ne denebilir ki.

Maçın saati zaten bir garip, futbol günü şehrin diğer yakasında saat 15,30'da bunu değiştiremiyorsun ve ilk maçta kendi taraftarına kapattığın yolu rövanşta rakibe açıyorsun.

Bu basiretsizlik değil mi, bu beceriksizlik değil mi?

8 Mart 2008 Cumartesi

>IARŞIlıksız bir sevda


İlk günden itibaren dijitali benimseyemeyen bünyeler grup pankartı dışında pek yanaşmamıştı bu yönteme. El emeği olsun göz nurumuz olsun dendi daima. Belki makineler kadar muntazam çizip boyayamayız ama damla damla terimiz akar her harfin üstüne buda bize yeter. Tribüncü adam için yaptığı işte daha değerli ve onurlu ne olabilir ki..

Özellikle amatör branşlar için bir pankart hazırlamak lazım fikriyle doğan bu karar mekanın tüm olumsuzluklarıyla savaşarak iki günde hayata geçirildi. Sevdamızı en yalın ve saf biçimde haykırmaktı derdimiz. İlk olarak Perşembe günü Bayan Basketbol Takımı FIBA Eurocup yarı finalinde karşılaştığımız Beretta Famila maçında yer buldu tribünlerde ve hemen ertesi gün Erkek Basketbol Takımı Beko Basketbol Ligi mücadelesinde karşılaştığımız Beşiktaş maçında..

15*2.20 boyutlarında ki kumaşın etrafı öncelikle siyah çerçeveyle çevrildi. İç kısıma birde sarı çerçeve eklendi. Fon koyu kırmızı boyanırken harfler mat bir sarıyla vücut buldu. Harflerin etrafına atılan siyah kontörle daha da keskinleştirildi mesaj. Anlatılmak istenilen gayet açık ortadaydı zaten. K'yı yine ters yaptık belki hayatı tersine yaşadığımzıdan belki tersliklere isyanımızdan belki de bizi bizden daha iyi ifade ettiğinden..

6 Mart 2008 Perşembe

6 Mart ve Yarı Final


Kaç kişi haberdar, kaç kişi gelecek artık önemsiz.
Bugüne kadar bir grup sevdalı ile buraya kadar geldi aslan kızlar.

Mücadele ettiler, yılmadılar.

Bu akşam sonuç ne olur bilinmez ama aslanlar gibi bir takım göreceğimiz kesin.

Haydi Galatasaray!

3 Mart 2008 Pazartesi

Sen Nerdeysen Biz Ordayız


Pazartesi sabahı, bugüne bir şeyler yapmak lazım kesin diyerek gözlerimizi açtık dünyaya. Akşam Bayan Basketbol takımının maçı vardı Kadıköy''de. Seyircisiz oynayacakları bu maçtan önce bir anlıkta olsa yüzlerinde ki yalnızlığı silmek lazımdı. Mecidiyeköy ara sokaklarında yine aynı mekanda aynı saatlerde aynı kişiler aynı şekilde buluştular. Alınan karar açık ve netti. Kızların kaldığı otel'in önüne gidip güzel bir biçimde karşı yakaya uğurlamak..

5 yıldızlı bu mevzu bahis otelin önüne vardığımızda etraf gözler bizi süzmeye başlamıştı bile. Takım elbiseli adamların girip çıktığı kapı önünde dikilen boyunlarında kaşkol, ellerinde pankart mütevazi giyinimli ve sakallı bir kaç iyi adam. Takıma eskortluk etmek üzere beklemekte olan emniyet görevlilerinden alınan bilgiye göre 17:15'te yola çıkılacaktı. Bu zaman diliminde en stratejik nokta seçildi pankartı asmak için. Maslak üst geçidinin demirleri göze kestirilmişti..

Zaman yaklaştığında geçide çıkıldı ve yavaş yavaş bağlanmaya başlandı ipler. Bu sırada etraf ahalisinin şaşkın bakışları yönelmeye başladı üstümüze üstümüze. Bağlama işlemi bittikten sonra pankart ters bir şekilde çevrilip takımın çıkışı beklendi açmak için. Bu sırada duyulan siren sesleri olacakların habercisiydi zaten. Bir anda yanımızda biten ekip arabası ve yunus motoru telsizlerden sürekli ihbarlar geçtiğini ve pankartı kaldırmamız gerektiğini söyledi. Durumu açıklamaya çalışırken takımın otel kapısında belirmeye başladığını farkettik. Emniyet görevlilerinin arasından sıyrılan arkadaşlar pankartı aşşağıya sarkıtmışlardı bile. Yaşanan kargaşaya bir de pankartta ne yazdığını okumaya çalışıcam diye önünde ki arabaya giren araç eklenince tam oldu. Aşşağıda kavga yanımızda itiş kakışlar arasında takımın bizi şaşkın bakışlarla izlediğini farkettik.


Sonuçta akşam ki maçta aslanlar gibi sahaya çıkıp o büyük yüreklerini sonuna kadar ortaya koydular. Onların o hırsını gördükten sonra tüm yorgunluğumuz eridi gitti anında. Hepsine sonuna kadar helal olsun. Eğer atılan basketlerin tek birinde dahi en ufak etkimiz olduysa ne mutlu bizlere.


Ruhunuzu Koyun Yine Ortaya, Aslan Gibi Çıkın Sahaya..

2 Mart 2008 Pazar

ARMANIN PEŞİNDEYİZ!



Koreografiker tribün emekçileri sonsuz olsunlar

1 Mart 2008 Cumartesi

Unutmadık Unutmayacağız..






Ölüm Olsa Vazgeçmeyiz
Pazar İnönüdeyiz