30 Kasım 2008 Pazar
Ne desek az.. Galatasaray Dünya Şampiyonu!
Nev-i şahsına münhasır bir beste


Günler gelir geçer ve sezonun ilk devresi biter. Devre arası hazırlık maçı koyulur. E bizimde epey bir hazırlanmaya ihtiyacımız vardır zaten. Rakip Club Brugge... İş günü, hava buz gibi soğuk, yağmur var ve maç 20:00'da olmasına rağmen işi gücü olmayan tuhaf bir grup insan yine sabah vakti Mecidiyeköy'de aynı mekanda toplanmaya başlar. Hava kararıpta kafalar güzelleşmeye başlayınca en uç masada ki insanların dudaklarından dökülmeye başlar mevzu bahis beste. İlk halinden biraz farklı bir versiyondur bu kez dillendirilen. Artık biraz daha acılıdır biraz daha isyankardır. Etraf masalara hızla yayılan bu beste'nin şahsı da ne olduğunu anlayamadan kendini Kapalı Göbek'te bulur..
Önemli olan tek bir şey vardı aslında. O da; Ne? Nasıl? Niçin? Nerde? Ne Zaman? Kim? vb. sorular gözetmeden herkesin bu besteyi sahiplenmesiydi ve kendiyle özdeştirmesiydi. Yani olması gereken şekilde oldu her şey kısacası.. Evet bu Kapalı göbekte söylenebilecek biçimde bir beste değil belki de ama Güzel Marmara gecelerinde avaz avaz haykırılmaya devam edecek. Ne o bizi, nede biz onu terketmeyeceğiz.. İnsan kaderini terkedebilir mi ki..?
HAYKIRSAK DUYARLAR MI SESİMİZİ
HANGİ SEVDADAN GALİP ÇIKTIK Kİ
NEVİZADE GECELERİ
İNLETİYORUZ HEP ÇIKIŞINDA
İÇİYORUZ GÜNDÜZ GECE
HAYKIRDIK AMA DUYMADI HİÇ KİMSE
PEŞİNDEYİZ HER YERDE
SONU HEP ACI HÜSRAN
BİZE HER SEVDADAN GERİYE KALAN
SADECE GALATASARAY
CİM BOM BOM'UM
CİM BOM BOM'UM
CANIM FEDA OLSUN SANA
HİÇ BİR ŞEYE DEĞİŞİLMEZ
SENİN SEVGİN BU DÜNYADA
29 Kasım 2008 Cumartesi
28 Kasım 2008 Cuma
Olamasakta yanında..
Adalet kavramı ve amansız suskunluklar

Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF), Bayanlar Basketbol Ligi'nin beşinci haftasında yapılan Galatasaray - Fenerbahçe maçından dolayı kulübümüze bir maç seyircisiz oynama cezası verdi. Federasyon'un kararında ayrıca, sahaya atılan maddeler nedeniyle 3, kötü tezahürat nedeniyle 5 bin YTL para cezası yer aldı. Buna göre Galatasaray Bayan Basketbol Takımı, yarın (29 Kasım 2008 Cumartesi) Ayhan Şahenk Spor Salonu'nda saat 14:30 yapacağı Burhaniye Belediye maçını seyircisiz oynayacak.

27 Kasım 2008 Perşembe
26 Kasım 2008 Çarşamba
Galatasaray " SK "

" Kızlar Gelsin Şıkk Şıkk Şıkk " Sesleriyle sahada devir teslim töreni yapılıyor ve 2.maç için beklemeye başlıyoruz.. Rakip bu kez Yunanistan'dan Aris.. İlk maçta çokta misafirperver olmayan rakibe inceden kurularak salona gelmiştik ki, rakibin boy ortalamasından tut, antreman malzemelerine kadar ( 200 kg lik Emlakçı Mahmut Abi tribindeki antrenörlerini söylemiyorum bile ) gayet acz içindeki hallerini görünce çay sigara daha cazip geliyor ve uzaklaşıyoruz hava atışına kadar salondan..
Klasik 10 kişi ' lik tribünlerden biri daha ufukta beliriyor.. Yükseliyor Sesimiz, Teker Teker Geçiyoruz nede olsa turları ve Avrupa'da Alacağız Kupayı ...
Daha ilk periyottan beliren farkla beraber 2 periyot tek beste seansı başlıyor, Daçka yönetimi tarafından kapatılan ön sıraların hesabı soruluyor, nostaljik nağmelere dalınıyor, takım seronomisiyle maç sona erdiriliyor.. Bize kalan sorgulama ise hala , " Bizim Eurocup' ta ne işimiz var.. ! " oluyor..
* Bir tur Yasemen Saylar Oyunaa ,
25 Kasım 2008 Salı
2'si 1 arada!
Aydan Siyavuş Spor Salonu
17:45
Eurochallenge
Galatasaray 87 - KK Zagreb 72
20:00
FIBA Eurocup
Galatasaray 97 - AKO Aris Holargou 45
Yolunuz açık olsun
"Avrupa Avrupa duy sesimizi" şeklinde başlayan maceramız, bizzat Avrupayı kendimizin temsiliyle sürmekte. Bu Şampiyonanın sonunda ise "Galatasaray Galatasaray bütün dünyanın..." tezahüratlarıyla aslanlarımızı karşılayarak son noktayı koyacağız inşallah..
Kapalı'da bir "Süper Baba"
24 Kasım 2008 Pazartesi
Tarihte Bugün...

Bir gün değil, Her gün..

"..Öğretmenler adına açıklama yapan Eğitim Sen Genel Başkanı Zubeyde Kılıç, bugüne kadar hiçbir öğretmenler gününde, öğretmenlerin gerçek sorunların tartışılmadığını ve yüz binlerce öğretmenin sosyal ve ekonomik sorunlarını çözmek yönünde herhangi bir adım atılmadığını savunarak yıllardır sadece yılın belli dönemlerinde öğretmenliğin kutsallığından, onurlu bir meslek olduğundan söz edilmesi artık anlamını yitirdiğini söyledi. Türkiye'de öğretmenleri sadece yılda bir gün hatırlanmayı değil, yaşadıkları ekonomik, sosyal ve özlük sorunlarına gerçekçi ve kalıcı çözümler üretilmesini beklediğini ifade eden Kılıç, Türkiye'de yıllardır öğretmenler ve akademisyenlerin yoksulluk, memur, hizmetli ve idari personelin ise açlık sınırının altında maaş alıyor.."
23 Kasım 2008 Pazar
Benzemez Kimse Sana
***
Her Ankara gidişi sayı olarak çok, süre olarak uzun molalar nedeni ile hesaplanandan uzun sürer, bu ekip bir ilke imza atıyor, saat 11,15'te ilk maç durağına varıyor. Vakit çok kendimizi mini mini minnacık bir alışveriş merkezinde buluyoruz, zorunlu ihtiyaçlar için. Ama ev sahibi Ankara'nın, beklenen telefonu en nihayetinde geliyor ve planlar revize ediliyor. Alışveriş merkezinin çıkışında uA Ankara, Sevgili Danış bizi bekliyor. Bu arada arkadan tezahürat yükseliyor.
Seni gördüğüm zaman hayat sanki son bulur
Kalbim durur dilim tutulur...
Tamam Ankara'ya sevgimiz saygımız büyük ama buda abartı oldu derken biz şaşkın, tezahüratın asıl hedefi bayan basket takımı daha bir şaşkın, eller sallanıyor. İçten " O kadar yol teptik, bir AYIP daha işlemeye geldik " demek geliyor ama susuyoruz.
4x4 bir ağırlanma ile geçen zamanın ardından salona geliyoruz. Evet bunuda yaşıyoruz biletsiz ve kimliksiz içeri alınıyoruz. Güzel bir uygulama aslında, kimliği kapıda bırak tribün senin olsun... Salonu görünce okul yıllarının sınıf maçları akla geliyor ama gerçek başka, bu salonda bir birinci lig maçı oynanacak.
Oynanıyor, yeniyoruz, bağırıyoruz, uyuyoruz, zıplıyoruz ve darısı akşama diye salondan çıkıyoruz...
***
Şimdi grubun Ankara temsilcisi ulaşım sorumluluğunu alıyor. Bir önceki seferde kavgalara neden olan kokoreç- AOÇ ikilisi ile tanışılıyor ve stada doğru yola çıkılıyor. Git , git tabii sonunda bitiyor; İstanbul eziyeti ile Ankara eziyeti karşılaştırılıyor, bu karşılaştırmadan da İstanbul zaferle ayrılıyor.
Kapalı ile yine buluşuluyor, sonra stada giriş. Pankart as, yer bak, yer beğen ve kendini en alt basamakta bul ritüeli değişmiyor.
Oynanıyor, yenemiyoruz, bağırıyoruz, üşüyoruz, zıplıyoruz ve bir zulme yelken açarak staddan çıkıyoruz..
***
Aklımızda maç boyunca İstanbul'dan gelen telefonlar var. Öyle bir ruh hali var ki vardığımızda İstanbul'un girişinde Sivil Savunma Ekipleri tarafından karşılanacağız.
Yol, su, elektrik, internet, uydu ulan şehir fırtınaya teslim olmuş diye düşünüyoruz. Bir an aklımıza acaba Ankara'da mı kalsak diye geliyor ama İstanbul bizi bekler, İstanbul batacaksa bizde batalım ile tam gaz yola çıkıyoruz.
Çıkamıyoruz pek tabii, uzaklığı andırırda çıkış trafiği Olimpiyat stadı andırmaz mı?
Yoldayız bu sefer molada yok ve beklenenden daha bir kısa sürede canımız İstanbul'a varıyoruz. Bizim gelmemizle şehrimiz huzur bulmuş, sakin ve sessiz bir halde bizi bekliyor.
Bu yıl çoğu dönüşümüz keyifsiz oluyor ama olsun...
Benzemez kimse sana,
Tavrına hayran olayım.
Bakışından süzülen
İşvene kurban olayım..
Lütfuna ermek için,
Söyle perişan olayım.
Özgür'lük..
Galatasaray:71
Karşıyaka:55
22 Kasım 2008 Cumartesi
Mikrofonlarımız KARŞI'da...
Ankara Spor a.ş: 0
21 Kasım 2008 Cuma
Yollarda Bulurum Seni..
Bir yol var, derinde, özünde, hep içinde.
Bir yol var, sonsuza dek uzanıp hiç bitmeyen.
Bir yol var..
20 Kasım 2008 Perşembe
Tek yumruk Tek Site
19 Kasım 2008 Çarşamba
ÖZGÜR' lük İçin Sessizlik..
16 Kasım 2008 günü çok elim ve düşündürücü bir olay sonrası Karşıyaka tribünlerinden Özgür kardeşimizi kaybettik.18 Kasım 2008 Salı
Parçalı > Çubuklu
O top oradan geçmez demiştik..
Korkmadan Yürüyoruz..
Kurulduğu günden beri memleket dahilinde maç kaybetmeyen aslanlarımız, Avrupa'da kazandığı başarılar sonrasında gözünü KıtalarArası Kupa'ya dikti.. Geçtiğimiz ay 3.5 klasifikasyon puanlı Amerikalı David Scott' ı da kadrosuna katan takımımız, 25-30 Kasım 2008 tarihleri arasında Japonya' da düzenlenecek olan turnuva için hazırlıklarını sürdürüyor.. Kanada, Avustralya ve Japonya'dan 3 takımın daha katılacağı turnuvaya takımımız, her sene benzer sıkıntılar yaşayan federasyonun ligleri halen başlatamamasıyla birarada sadece idman&hazırlık maçı yapmış şekilde gidiyor..**
Gereksiz Bilgi:
2005 yılında İstanbul-Tokyo arası otoyol haberleri ( detayı linkte ) vardı gündemde.. Şükür ki 141.000 km'lik bu yol tamamlanmadı ve Karşı ahalisi sessizce turnuvanın oynanmasını bekliyor.. Keza İstanbul'dan sıfır km ile satın alınan bir araç Tokyo'ya vardığında yaklaşık olarak 10 periyodik bakım geçirme durumundadır. Geri dönüşle birlikte aracın 282.000 km'ye ulaşacağını düşünürsek aracın hurdaya ayırım işleride hemen başlatılmalıdır..
Bize Kırmızı Çok Yakışıyor..

Değişen yönetim sonrasında Galatasaray Store'nin katettiği yol takdire şayan.. Gerek mağazacılık anlayışında mimari, gerekse ürün çeşitleri açısından taraftarı hoşnut eden gelişmeler yaşandı..Ürün çeşitlendirmeleri, yeri geldiğinde günlük hayata uygunluk gözeten anlayışlarıyla dikkat çekiyorlar.. Atkı reyonlarına getirecekleri bereketi ise halen dört gözle bekliyoruz.. A.Polat'ın ürün pazarlama işine verdiği önemi de, bir röportajında " karşı kıyıya karşı geride kaldığımız bir nokta " şeklinde özetleyişinden hatırlıyoruz.. Galatasaray Store' un tek sıkıntılı yanı ise fiyat politikası..
Şu resimde en sağda gördüğünüz kapşonlu yağmurluk için 109.5 YTL, yanındaki siyah mont için 139.5 YTL, soldan ikinci büyük logolu kırmızı polar için 114.5 YTL ve en soldaki kapşonsuz yağmurluk için 99.5 YTL ödemeniz gerekmektedir..Taraftar arasında naçizane gözlemlediğimiz, satışlar geçmiş yönetimlere göre daha iyi.. Tabiki ilk paragrafta bahsettiğimiz güzelliklerden sebep.. Amma velakin, hakkında herkesin ' Budur ' dediği bu tip güzel ürünlerin, sadece yüksek fiyatlarından ötürü karambole gitmesine yazık oluyor.. Hem daha az satış rakamlarında kalan güzelim ürünlere, hem de onlara sahip olmak isteyen bizlere..
17 Kasım 2008 Pazartesi
16 Kasım 2008 Pazar
KARŞIyaka!
Deplasmanlar tribün yaşantısının bir parçasıdır. Sevdiğin arma uğruna gider gelirsin kilometrelerce yolu. Yolun da yoktur çünkü başka. Sevmişsindir bir kere renkleri. Bu sevgi uğruna yeri gelir aileye sarı gösterilir, yeri gelir manitalar kırmızı kart görür. Sen zaten daimi ofsayttasındır.
Yalnızca seni anlayanlar vardır yanında. O'nun uğruna hayatını adamış olanlar. Yoldaşların.. Onlara anlatabilirsin karanlık gecelerde sevdanı. Gerisi anlamaz zaten bunu bilirsin. Diğerlerine göre, 90 dakika 22 adamın topun peşinden koşturacağı bir müsabaka için sen 20 saat yolu göze alırsın..
Her yolculuk ayrı bir anlam ayrı bir macera taşır peşi sıra. Sorgularsın hayatı yol ortası çizgilerine gözünü daldırarak. O yol aslında asla bir yere varmaz bunu hissedersin. Döneceğin yer de aynıdır bunu da bilirsin. Bu yol öyle bir yoldur ki, çıktığın yerle varacağın yer arasında ki karanlık boşluktur. İşte bu yolda, henüz 21 yaşında bir kardeşimizin vefat ettiği haberini aldık.
Sonunun nerede geleceğini bilmediğin yolda. Bir virajda, bir sollamada, bir şarampolde, stadın önünde, taş yediğinde yada bir benzin istasyonunda. Hepimizin gittiği yolda. Her tribcünün uğradığı yerde. O benzinciye biz bu hafta uğrarız, haftaya başka bir tayfa. Her hafta elbet bir şey yaşanır. Kimse anlamaz derdinden, bu adamlar neden burada diye. Bir ton mevzu yaşanır, yaşadık, yaşıyoruz. Fakat bu kez sonu biraz farklı. Bir tribüncünün hikayeside böyle onurlu bir biçimde sona eriyor. O'nun uğruna yaptığı son yolculukla..
15 Kasım 2008 Cumartesi
Savaşımızı Geri Verin..
Bir Genel Menajer...
Unutma # 1

Erteler, biriktir, fesapunallah çeker..
Sonra gün gelir patlar, öyle böyle değil.
Zararıda en çok yine kendisi görür ama değiştirmez kendini.
Ama bazen zamanında müdahale etmek , geniş zamana bırakmamak gerekir.
*****
Rüştü Nuran
15 Kasım 2008 akşamı derbiyi kaybettik.
Bu kaybın mimari değil kendisi ama hal ve hareketleri ile belli nasıl bir ön yargı ile maça çıktığı.
Geçmişte bizle ne sorunu vardı bilinmez ama var bir şeyler.
Yoksa sahadaki bu tavrın altında başka travmalar aramak lazım, o da bizim işimiz değil.
Bir daha bizim herhangi bir maçımızı yönetmeye çıkmamalı mesela.
Olmuyor, bir şeyler var unutamıyor.
Kazara çıkarsa belki daha az seyircili bir salonda sorulabilir nedir senin derdin diye?
Unutmayalım bu yüzden..
14 Kasım 2008 Cuma
Sessizliğimiz çok şey anlatır..
Seviyoruz işte var mı diyeceğin?
11 Kasım 2008 Salı
Bir Karın Ağrısı | En büyük derbi bizim derbi..
Memleketimin basını eskiden büyük maçlara derbi derdi. Trabzonla oynayan Istanbul takimlarını, o hafta derbi maçına çıkıyor diye bilirdik misal. Zaman içerisinde, aynı şehrin takımı kardeşim hezeyanı ile İstanbulspor maçına çıkan Galatasaray Fener Besiktas yine derbi maçı tamlamasına maruz bırakıldı. Hicbir tribünü ilgilendirmesede..
10 Kasım 2008 Pazartesi
galATAsaray

Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır. Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek; ama hiçbir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek” Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haklı ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.” İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!
Seyir Defteri
GALATASARAY FENERBAHÇE
BEKO BASKETBOL LİGİ 5. HAFTA MAÇI
Geleceğiz Hep Seninle,
9 Kasım 2008 Pazar
8 Kasım 2008 Cumartesi
7 Kasım 2008 Cuma
İyi ki varsın sen..
Beyaz Show'a katılmasını ilk duyuşumuzda olağan tv programı formatında rutin bir gece beklerken, Işıl boynundaki Alpaslan Dikmen atkısı ile stüdyoya giriş yaptı..
Stüdyoya kurulan potada kaçan serbest atışları ' 10 kişi ' nin olmayışına bağlayıp, Bülent Serttaş'a bolca giydirdik. Bengü'nün yıllar evvelki tatlı mı tatlı hallerini hatırlayıp " İşte premier lig bu " diye bağırdık. Programın bitişiyle televizyonu kapatıp rakımızı tazeledik.
Belki başkaları gibi kızların Metin Oktay'ısın diye hezeyanda bulunmuyoruz. Yada kaptan olup olmamanı çok sorun etmiyoruz. Fakat biz seni gerçekten çok seviyoruz. İyi ki varsın Alben IŞIL..
Henüüz Ellerindee Göremedenn Ku'payııı,
Nereye Böyleee....
Kal Seneyeee
Kal Seneyeee
Yaşanacak Çok Şey Var Seneye..
Konsantre olamamış topçu.
Bazı bazı söyleniriz hani, her halinden maça hazır olmadığı belli olan topçuya. Perşembe gecesi İstiklal'den aşağı doğru sallanırken aklımda hiçbir şey yok. Takım akşam üzeri Avrupa arenasında önemli bir takımla önemli bir maça çıkacak fakat içimde alabildiğine boşluk. Aklımın nerede olduğu çok belli. Bu sene koyacağız, kötü bir zamanda yakaladık ehh biz de fena değiliz triballeri değil ama bu. Alayına isyan diyip emaneti sıyırmak gibi kalabalığa , dinecek bu karanlık doğacağız güneşlere der gibi, santrayla ilk üçlüyü patlatıp kendini kotarmak gibi hayattan.. Ama şimdi alabildiğince boşluk.. Benfica maçı münasebetiyle Eloy'un yolunu tutan oncası da aynı haleti ruhiyede.. Ama santrayla Galatasaray tokatını bir kez daha geçirdi suratımıza.. Ah ulan Galatasaray..6 Kasım 2008 Perşembe
5 Kasım 2008 Çarşamba
Çek Elini Dergimizden Azrail
Benfica Maçı Organizasyonu

* Eloy Rock Bar...
4 Kasım 2008 Salı
Galatasaray - Buducnost
Galatasaray- Buducnost
3 Kasım 2008 Pazartesi
KARŞI t-shirt

Bir ustalar, iki tekstilcilerdir anlaşılması en zor meslek dalı mensupları. Derdini anlamaz ama anlamışlıktan gelir, verdiği tarihte işini kesinlikle teslim etmez, çok konuşur az icraat yapar, parayı işin sonuna doğru gittikçe yükseltir vs. gibi önyargılarla girdik bir tanesinden içeri. Çıktığımızda siparişlerimiz verilmiş yüzlerimiz gülüyordu. Tekrar toplanıldı ve bu bahaneyle 5. kez meyhane sofrasına oturulmuş olundu. Önyargılar bir kenara atılmıştı çoktan..

Maç günü grubun toplanma yerinde t-shirtlerin dağıtımı yapılır ve ortaya çıkan görüntü verilen emeklerin boşa çıkmadığının göstergesidir. Tüm Karşı kıpkırmızı görüntüsüyle Kapalıdaki yerini alır ve artık iş Sonbahar&Kış kreasyonuna kadar T-shirtleri maçtan maça dolaştırmak kalır..



























