30 Kasım 2008 Pazar

Ne desek az.. Galatasaray Dünya Şampiyonu!


Galatasaray ruhuyla,
parçalı formanın gücüyle,
aslan armanın sorumluluğuyla
tüm engelleri aşarak
namağlup dünya şampiyonu olan takımımızla
gurur duyuyoruz.

Bu kupa,
Galatasaray Spor Kulübü tarihinin
gelmiş geçmiş en büyük başarısıdır.
Dolayısıyla Türk Spor tarihinin de..

Ruh çağırma seansı..


"Engelsiz aslanlar dünya şampiyonu, Galatasaray’ın işte gerçek ruhu."

Galatasaray 3
Hacettepe 1

Nev-i şahsına münhasır bir beste



Henüz 2007-2008 sezonu başlamamıştır ki o kavurucu yaz sıcağında Çanakkale'ye Basketbol Türkiye Kupası maçlarına niyet edilir bir grup "peşinde" tarafından. İstanbul'dan yola koyuldukları "yenik serçedes" ile deplase olmaya çabalayan grup can sıkıntısından kendi aralarında ki sohbetlerden alıp harmanlayıp geliştirdikleri sözleri bir beste haline getirirler. Olur mu olmaz mı sorgusalları içerisinde video kaydı yapılır ve besteyi taşırlar İstanbula. Melodisi daha önce bir çok kez kullanılmış olsa da grubu pek rahatsız etmez bu durum. Zaten sözleriyle hayatlarımızın bizzat içinden hayatın bizzat kendisindendir beste..


Güzel Marmara gecelerinde söyledik, karanlık istiklal caddesinde söyledik, meyhane köşelerinde söyledik ama hiç bu besteyi tribüne taşımak düşünülmedi. Sanki sadece dertlerin her şaha kalkışında avaz avaz haykırmamız için vardı o artık. Hem o bize, hem de biz ona alıştık baya zamanla..



Günler gelir geçer ve sezonun ilk devresi biter. Devre arası hazırlık maçı koyulur. E bizimde epey bir hazırlanmaya ihtiyacımız vardır zaten. Rakip Club Brugge... İş günü, hava buz gibi soğuk, yağmur var ve maç 20:00'da olmasına rağmen işi gücü olmayan tuhaf bir grup insan yine sabah vakti Mecidiyeköy'de aynı mekanda toplanmaya başlar. Hava kararıpta kafalar güzelleşmeye başlayınca en uç masada ki insanların dudaklarından dökülmeye başlar mevzu bahis beste. İlk halinden biraz farklı bir versiyondur bu kez dillendirilen. Artık biraz daha acılıdır biraz daha isyankardır. Etraf masalara hızla yayılan bu beste'nin şahsı da ne olduğunu anlayamadan kendini Kapalı Göbek'te bulur..

Önemli olan tek bir şey vardı aslında. O da; Ne? Nasıl? Niçin? Nerde? Ne Zaman? Kim? vb. sorular gözetmeden herkesin bu besteyi sahiplenmesiydi ve kendiyle özdeştirmesiydi. Yani olması gereken şekilde oldu her şey kısacası.. Evet bu Kapalı göbekte söylenebilecek biçimde bir beste değil belki de ama Güzel Marmara gecelerinde avaz avaz haykırılmaya devam edecek. Ne o bizi, nede biz onu terketmeyeceğiz.. İnsan kaderini terkedebilir mi ki..?


GİDEN HER SEVGİLİNİN ARDINDAN
HEP BİZ OLDUK EL SALLAYAN
HAYKIRSAK DUYARLAR MI SESİMİZİ
HANGİ SEVDADAN GALİP ÇIKTIK Kİ

YÜRÜYORUZ SESSİZ VE KEDERLİ
NEVİZADE GECELERİ
İNLETİYORUZ HEP ÇIKIŞINDA
İSTİKLAL CADDESİNİ

BOŞUNA ÇEKİLMEDİ BUNCA ÇİLE
İÇİYORUZ GÜNDÜZ GECE
HAYKIRDIK AMA DUYMADI HİÇ KİMSE
PEŞİNDEYİZ HER YERDE

ZATEN AŞKLAR HEP YALAN DOLAN
SONU HEP ACI HÜSRAN
BİZE HER SEVDADAN GERİYE KALAN
SADECE GALATASARAY

CİM BOM BOM'UM
CİM BOM BOM'UM
CANIM FEDA OLSUN SANA
HİÇ BİR ŞEYE DEĞİŞİLMEZ
SENİN SEVGİN BU DÜNYADA

İSTANBULDA DEPLASMANDA
YAĞMURLARDA ÇAMURLARDA
KİMİM VAR Kİ SENDEN BAŞKA
CİMBOMBOMUM SEN ÇOK YAŞA




NOT: Bugün uzun aradan sonra bir kez daha Kapalı Tribün'de söylendi "peşindeyiz" bestesi. Bu kez uzun uzadıya ve hakkını vererek söylendi. Beste hakkında sorular ve sözlerin istenimi arttığı için, Ocak ayında yazdığımız yazıyı tekrar taşıdık buraya, dün geceki Hacettepe maçından bir video ile..

29 Kasım 2008 Cumartesi

Forman için..


SÜPER LİG
13. HAFTA
GALATASARAY - Hacettepe
30.11.2008
19:00
SAMİ YEN

28 Kasım 2008 Cuma

Olamasakta yanında..


İlk maçında Engelsiz Aslanlarımız Asya kıtası şampiyonu'nu 83-46 mağlup etti.


Bizim yerimize İnamotolar destekliyor şimdi seni orada..

Adalet kavramı ve amansız suskunluklar


Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF), Bayanlar Basketbol Ligi'nin beşinci haftasında yapılan Galatasaray - Fenerbahçe maçından dolayı kulübümüze bir maç seyircisiz oynama cezası verdi. Federasyon'un kararında ayrıca, sahaya atılan maddeler nedeniyle 3, kötü tezahürat nedeniyle 5 bin YTL para cezası yer aldı. Buna göre Galatasaray Bayan Basketbol Takımı, yarın (29 Kasım 2008 Cumartesi) Ayhan Şahenk Spor Salonu'nda saat 14:30 yapacağı Burhaniye Belediye maçını seyircisiz oynayacak.


Adalet, hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesi anlamına gelir. Haklı ile haksızın ayırt edilmesi adaletle sağlanır. Bu anlamda herhangi bir durumun adil (adaletli) olup olmadığından söz edilebilir. Adalet kavramı temelde hukuk kurallarına uygunluğu içerir. Öte yandan, adalet insanların toplum içindeki davranışlarıyla ilgili olduğundan ahlak ve din kurallarıyla da ilişkilidir. Adalet; kısaca haklılık ve hakka uygunluktur. Öznel anlamda adalet, herkesin hakkını tanıma konusunda değişmez ve kesin istektir. Nesnel anlamda adalet, karşıt çıkarlar arasında hakka (hukuka) uygun bir denkliktir, eşitlik düşüncesidir.

Düşünürler eski çağlardan beri adalet kavramıyla ilgilenmişlerdir. Kutsal kitapların hepsinde adalete ve adil olmaya ilişkin bölümler bulunur. Eski Yunanlı düşünür Platon’a göre adalet en yüce erdemlerden biri, insanın ve devletin temel davranış kuralıdır. Aristoteles’in hareket noktasını ise eşitlik kavramı oluşturur. Ona göre, herkese eşit davranmak adalet için yeterli değildir. Bir hukuk düzeni güçsüzleri koruduğu ölçüde adaletli olabilir. Örneğin, günümüzde kişinin tükettiği herhangi bir maldan alınan katma değer vergisi adil bir vergi değildir. Çünkü kişinin gelir düzeyini dikkate almaz. Buna karşılık, kişinin geliri üzerinden alınan ve gelir düzeyi yükseldikçe vergi oranının da arttığı gelir vergisi daha adil bir uygulamadır.18. yüzyılda Aydınlanma Çağı düşünürleri adalet kavramını daha dar biçimde tanımladılar. Onlara göre hukuka ve hukuksal eşitliğe uygunluk adalet için yeterlidir. Ne var ki, hukuk düzeni her zaman adil olmayabilir. Çünkü hukuk yasaların her durumda aynı biçimde uygulanmasını gerektirir. Oysa yargıç herhangi bir olayda yasayı uygularken, durumun özelliklerini de göz önünde bulundurmak zorundadır. Böylece genel bir nitelik taşıyan yasanın eksik yanları uygulamada giderilebilir ve adalete daha çok yaklaşılabilir.Günümüzde adalet kavramı sosyal adaleti de kapsamaktadır. Sosyal adalet, ekonomik, sosyal ve kültürel değerlerin dağılımındaki dengesizliklerin giderilmesini, toplumdaki zayıf ve güçsüzlere devletçe yardım edilmesini içerir. Adalet, genel anlamıyla hakka uygunluk, haklı ile haksızın ayırt edilmesi demektir. Bu anlamda hem bir durumu, hem de insanların davranışlarını tanımladığı için ahlak ve din kurallarıyla da ilişkilidir. Adalet, bir kavram olarak, insan davranışını ahlak açısından ince­leyen ve eleştiren bir düşünceyi de içermek­tedir.

27 Kasım 2008 Perşembe

Gökdelenleri Aşan Taraftarınla..


Cimbom Kupa Yakışır Sana..


Galatasaray\M.Kharkiv
Kasım 27 20:00
Sami Yen




26 Kasım 2008 Çarşamba

Galatasaray " SK "


Aylardan Kasım.. Sonu çoktan gelmiş, biz ise Burhan Felek'teki Fener galibiyeti ile Kasım'ı çoktan bitirmişiz.. Yağmurlu bir İstanbul akşamında ekip Mecidiyeköy dolaylarında hafiften toplanmaya başlıyor, Aydan Siyavuş'taki ' 2 Maç Birden ' için.. İstanbul'un iş çıkışı trafiğine yağmurda eklenince ilk maçın hava atışını kaçırıyoruz.. Zaten fark olacak metaforuyla çokta panikte değiliz..


Bilet\Turnike geçişi sonrasında salona yol alıyoruz, ki bu esnada tek bir yaşam belirtisi yok etrafta.. Salona adım atıp tribüne yönelecekken cılız bir ses geliyor yukarıdan.. " Arman İçin Oyna, Forman İçin Oyna .... " şeklinde.. Ne oluyor yahu yukarda, bol farklı maçlar esnasında yapılan makaralardan mıdır diye kendimi avutmaya çalışırken tribüne çıkıyorum ki skorboard sen kendini avut der gibi çarpıyor yüzüme.. Galatasaray, Eurochallenge'ta ( Avrupa'nın Suyunun Suyu Kupası ) grubunun ilk maçında mağlup durumda.. Mevcut durumdan sönükleşen tribüne yeni bir heyevan getirme çabalarıyla ateşleniyoruz ve maç güç bela uzatmaya gidiyor.. Şükür ki uzatma da takım az biraz toparlanıyor ve maçı alıyoruz.. ( Galatasaray 87 - KK Zagreb 72 )


*****

" Kızlar Gelsin Şıkk Şıkk Şıkk " Sesleriyle sahada devir teslim töreni yapılıyor ve 2.maç için beklemeye başlıyoruz.. Rakip bu kez Yunanistan'dan Aris.. İlk maçta çokta misafirperver olmayan rakibe inceden kurularak salona gelmiştik ki, rakibin boy ortalamasından tut, antreman malzemelerine kadar ( 200 kg lik Emlakçı Mahmut Abi tribindeki antrenörlerini söylemiyorum bile ) gayet acz içindeki hallerini görünce çay sigara daha cazip geliyor ve uzaklaşıyoruz hava atışına kadar salondan..

Klasik 10 kişi ' lik tribünlerden biri daha ufukta beliriyor.. Yükseliyor Sesimiz, Teker Teker Geçiyoruz nede olsa turları ve Avrupa'da Alacağız Kupayı ...

Daha ilk periyottan beliren farkla beraber 2 periyot tek beste seansı başlıyor, Daçka yönetimi tarafından kapatılan ön sıraların hesabı soruluyor, nostaljik nağmelere dalınıyor, takım seronomisiyle maç sona erdiriliyor.. Bize kalan sorgulama ise hala , " Bizim Eurocup' ta ne işimiz var.. ! " oluyor..
( Galatasaray 97 - AKO Aris Holargou 45 )





* Bir tur Yasemen Saylar Oyunaa ,
Bir tur da Beril Binoğul Oyunaa Şeklinde Döner

25 Kasım 2008 Salı

2'si 1 arada!


26 Kasım 2008 Çarşamba
Aydan Siyavuş Spor Salonu

17:45
Eurochallenge
Galatasaray 87 - KK Zagreb 72

20:00
FIBA Eurocup
Galatasaray 97 - AKO Aris Holargou 45

Sonbahar-Kış Kreasyonu | Hamle 1


Metalist maçında tribünlerde !

Yolunuz açık olsun


Engelsiz aslanlarımız; Kıtalar Arası Şampiyonasında Avrupa Kıtasını temsil etmek üzere Japonya'ya gider. Orada tüm Kıtaları toza dumana katar, en büyük kupayı da koltuğunun altına koyar ve 1 Aralık'ta İstanbul'a döner..

"Avrupa Avrupa duy sesimizi" şeklinde başlayan maceramız, bizzat Avrupayı kendimizin temsiliyle sürmekte. Bu Şampiyonanın sonunda ise "Galatasaray Galatasaray bütün dünyanın..." tezahüratlarıyla aslanlarımızı karşılayarak son noktayı koyacağız inşallah..
Yada;

Bu sene de şampiyonluklar göreceğiz Galatasaray
Satürn'de Gezegenler Arası Şampiyonasını
Alacağız Galatasaray

Kapalı'da bir "Süper Baba"



Bize bir masal anlat baba
İçinde güneşin doğduğu yer
Mekteb-i Sultaniyle 1905 olsun


Bize bir masal anlat baba
İçinde futbolla voleybol olsun
basketle sutopu


Bize bir masal anlat baba
İçinde çamurlu bir saha
Metin Oktayla Nihat Bekdik olsun
Celal İbrahimle Gündüz Kılıç


Bize bir masal anlat baba
İçinde sarıyla kırmızı
İçinde Galatasaray'ım olsun

24 Kasım 2008 Pazartesi

Tarihte Bugün...

Kasım YirmiDört İkibinSekiz



Galatasaray Spor Klubü'nün resmi internet sitesinde,
Türkiye Basketbol Federasyonu'nun
Olağan Genel Kurulu'nda
yeniden Başkan seçilen Turgay Demirel kutlanır,
kendisine yeni dönemde başarılar dilenir..


Taraftar ise, 2010'daki FIBA Başkanlık seçimine kesinlikle katılması,
katılmaktan öte kazanması için dua eder..
Aksi takdirde bu koltuk sevdası asla bitmez..

Bir gün değil, Her gün..


Yalandan kutlamalar yurdun dört bir yanında süredururken gerçeklerden yakınan bir grup öğretmen soluğu Milli Eğitim Bakanlığı önünde almış..

Buyrun dertlerini kendilerinden dinleyelim;

"..Öğretmenler adına açıklama yapan Eğitim Sen Genel Başkanı Zubeyde Kılıç, bugüne kadar hiçbir öğretmenler gününde, öğretmenlerin gerçek sorunların tartışılmadığını ve yüz binlerce öğretmenin sosyal ve ekonomik sorunlarını çözmek yönünde herhangi bir adım atılmadığını savunarak yıllardır sadece yılın belli dönemlerinde öğretmenliğin kutsallığından, onurlu bir meslek olduğundan söz edilmesi artık anlamını yitirdiğini söyledi. Türkiye'de öğretmenleri sadece yılda bir gün hatırlanmayı değil, yaşadıkları ekonomik, sosyal ve özlük sorunlarına gerçekçi ve kalıcı çözümler üretilmesini beklediğini ifade eden Kılıç, Türkiye'de yıllardır öğretmenler ve akademisyenlerin yoksulluk, memur, hizmetli ve idari personelin ise açlık sınırının altında maaş alıyor.."

24 Kasım
Öğretmenler Günü
KUTLU OLSUN..!

23 Kasım 2008 Pazar

Benzemez Kimse Sana


Canım İstanbul güne yeni başlarken, biz dönüşün en güzel olduğu şehre doğru yola çıkıyoruz. Kadro eksik çıkıyor yola, bu eksikliğin muhabbeti ilk 1 saati alıp götürüyor ve tek mola yerine kahvaltı için giriliyor. Güzel bir kahvaltı ile doymuş bünyeler, başka gereksinimler için zil çalıyor ve bu acil durum kısa bir Bolu girişi ile sonlandırılıyor.

***

Her Ankara gidişi sayı olarak çok, süre olarak uzun molalar nedeni ile hesaplanandan uzun sürer, bu ekip bir ilke imza atıyor, saat 11,15'te ilk maç durağına varıyor. Vakit çok kendimizi mini mini minnacık bir alışveriş merkezinde buluyoruz, zorunlu ihtiyaçlar için. Ama ev sahibi Ankara'nın, beklenen telefonu en nihayetinde geliyor ve planlar revize ediliyor. Alışveriş merkezinin çıkışında uA Ankara, Sevgili Danış bizi bekliyor. Bu arada arkadan tezahürat yükseliyor.

Seni gördüğüm zaman hayat sanki son bulur
Kalbim durur dilim tutulur...


Tamam Ankara'ya sevgimiz saygımız büyük ama buda abartı oldu derken biz şaşkın, tezahüratın asıl hedefi bayan basket takımı daha bir şaşkın, eller sallanıyor. İçten " O kadar yol teptik, bir AYIP daha işlemeye geldik " demek geliyor ama susuyoruz.

4x4 bir ağırlanma ile geçen zamanın ardından salona geliyoruz. Evet bunuda yaşıyoruz biletsiz ve kimliksiz içeri alınıyoruz. Güzel bir uygulama aslında, kimliği kapıda bırak tribün senin olsun... Salonu görünce okul yıllarının sınıf maçları akla geliyor ama gerçek başka, bu salonda bir birinci lig maçı oynanacak.

Oynanıyor, yeniyoruz, bağırıyoruz, uyuyoruz, zıplıyoruz ve darısı akşama diye salondan çıkıyoruz...

***

Şimdi grubun Ankara temsilcisi ulaşım sorumluluğunu alıyor. Bir önceki seferde kavgalara neden olan kokoreç- AOÇ ikilisi ile tanışılıyor ve stada doğru yola çıkılıyor. Git , git tabii sonunda bitiyor; İstanbul eziyeti ile Ankara eziyeti karşılaştırılıyor, bu karşılaştırmadan da İstanbul zaferle ayrılıyor.

Kapalı ile yine buluşuluyor, sonra stada giriş. Pankart as, yer bak, yer beğen ve kendini en alt basamakta bul ritüeli değişmiyor.

Oynanıyor, yenemiyoruz, bağırıyoruz, üşüyoruz, zıplıyoruz ve bir zulme yelken açarak staddan çıkıyoruz..

***

Aklımızda maç boyunca İstanbul'dan gelen telefonlar var. Öyle bir ruh hali var ki vardığımızda İstanbul'un girişinde Sivil Savunma Ekipleri tarafından karşılanacağız.

Yol, su, elektrik, internet, uydu ulan şehir fırtınaya teslim olmuş diye düşünüyoruz. Bir an aklımıza acaba Ankara'da mı kalsak diye geliyor ama İstanbul bizi bekler, İstanbul batacaksa bizde batalım ile tam gaz yola çıkıyoruz.

Çıkamıyoruz pek tabii, uzaklığı andırırda çıkış trafiği Olimpiyat stadı andırmaz mı?

Yoldayız bu sefer molada yok ve beklenenden daha bir kısa sürede canımız İstanbul'a varıyoruz. Bizim gelmemizle şehrimiz huzur bulmuş, sakin ve sessiz bir halde bizi bekliyor.

Bu yıl çoğu dönüşümüz keyifsiz oluyor ama olsun...


Benzemez kimse sana,
Tavrına hayran olayım.
Bakışından süzülen
İşvene kurban olayım..
Lütfuna ermek için,
Söyle perişan olayım.

Özgür'lük..


2 takımında mevcut futbol müsabakalarından sebep taraftar sayısının az olduğu maçta, Galatasaray tribünü, bir deplasman yolunda kaza kurşunuyla hayatını kaybeden ve ardından basın tarafından futbol teröristi ilan edilen Özgür için, Karşıyaka tribünü ise KocAdam'mımız Anıl için pankartlar açtı.. Kanla beslenen sevgili medyamız herzamanki gibi bu haberi de atladı..

Galatasaray:71
Karşıyaka:55

22 Kasım 2008 Cumartesi

Mikrofonlarımız KARŞI'da...

foto: 22/11/08 - 18:04 - ASAŞ (Çakma Olimpiyat) Stadyumu

Ankara Spor a.ş: 0

Galatasaray: 0

foto: 22/11/08 - 13:36 - arı koleji spor salonu

uA-KARŞI kemik tayfası anlı şanlı sarı-kırmızı formanın peşinden düştüğü yolda Arı Koleji Spor Salonu denen yerde mola verdi. Yukarıdaki foto'da o garip yerden.

Birazdan Galatasaray Bayan Basketbol takımımız Çankaya Üni ile karşılaşacak.

**O garip salonun garip tribünlerinde Ankara'lı aslanlar-Kütahya'lı aslanlar ve uA-KARŞI'nın yoğun desteğiyle mücadeleden 25 sayı farkla galip ayrıldık...

**Korkmadan yürüyoruz...

21 Kasım 2008 Cuma

Yollarda Bulurum Seni..


Meteorolojinin yaptığı kar uyarılarından da vardır bir kurtuluş yolu diyerek, serüvenciler yine\yeniden düşüyor yollara.. Gün doğumunda düşeceğimiz yol; bizi ilk önce daha evvel Karşı ahalisinin hiç maça çıkmadığı Arı Koleji Spor Salonu'na, ardından da Ankara'nın Zulümpiyat Stadı olan Asaş'a götürüyor..


22.11.2008

14:00
Çankaya Üniversitesi – Galatasaray


19:00
Ankaraspor - Galatasaray


Bir yol var, her zaman, her yerde, hep seninle.
Bir yol var, derinde, özünde, hep içinde.
Bir yol var, sonsuza dek uzanıp hiç bitmeyen.
Bir yol var..

20 Kasım 2008 Perşembe

Tek yumruk Tek Site


Bugüne dek yazıp çizdiğimiz;
adresleri blog sayfamıza yönlendirilmiştir..


Bundan böyle sade ve sadece buradayız!

19 Kasım 2008 Çarşamba

ÖZGÜR' lük İçin Sessizlik..

16 Kasım 2008 günü çok elim ve düşündürücü bir olay sonrası Karşıyaka tribünlerinden Özgür kardeşimizi kaybettik.

Bizler; renk ve arma peşinde kilometreleri hiçe sayan sevdalılarız. Takımımızı maça çıkacağı hiç bir salon/stadda yalnız bırakmamak uğruna, bazen üç günde bir uzak yolları aşındırıyoruz.

Bu karşılıksız sevdaya bir iki kötü örnekten yola çıkarak yapıştırılmaya çalışılan yağmacılar, sözde futbol teröristleri etiketlerinin nelere mal olabileceğini yaşamaktan da büyük üzüntü duyuyoruz.

ultrAslan olarak; GFB ve Group CK’nın hafta sonunda oynanacak maçlarda uygulayacağı bir dakikalık sessizlik eylemine, Özgür’ün anısına ve bu olayı protesto etmek amacı ile gönülden katılacağımızı tüm spor kamuoyuna bildiririz.

Bu vesile ile; Özgür kardeşimize bir kez daha Allahtan Rahmet diler,
kederli ailesine ve Karşıyaka şahsında tüm tribünlere başsağlığı dileriz.

ultrAslan

18 Kasım 2008 Salı

Parçalı > Çubuklu


Hem sahada, hem de tribünde karşılaşmayı 3-1 Galatasaray kazandı..

Fenerbahçe:1 - Galatasaray:3

O top oradan geçmez demiştik..
Ne güzel oluyor sizlere koyması...

Korkmadan Yürüyoruz..

Kurulduğu günden beri memleket dahilinde maç kaybetmeyen aslanlarımız, Avrupa'da kazandığı başarılar sonrasında gözünü KıtalarArası Kupa'ya dikti.. Geçtiğimiz ay 3.5 klasifikasyon puanlı Amerikalı David Scott' ı da kadrosuna katan takımımız, 25-30 Kasım 2008 tarihleri arasında Japonya' da düzenlenecek olan turnuva için hazırlıklarını sürdürüyor.. Kanada, Avustralya ve Japonya'dan 3 takımın daha katılacağı turnuvaya takımımız, her sene benzer sıkıntılar yaşayan federasyonun ligleri halen başlatamamasıyla birarada sadece idman&hazırlık maçı yapmış şekilde gidiyor..

**

Gereksiz Bilgi:

2005 yılında İstanbul-Tokyo arası otoyol haberleri ( detayı linkte ) vardı gündemde.. Şükür ki 141.000 km'lik bu yol tamamlanmadı ve Karşı ahalisi sessizce turnuvanın oynanmasını bekliyor.. Keza İstanbul'dan sıfır km ile satın alınan bir araç Tokyo'ya vardığında yaklaşık olarak 10 periyodik bakım geçirme durumundadır. Geri dönüşle birlikte aracın 282.000 km'ye ulaşacağını düşünürsek aracın hurdaya ayırım işleride hemen başlatılmalıdır..

Bize Kırmızı Çok Yakışıyor..


Değişen yönetim sonrasında Galatasaray Store'nin katettiği yol takdire şayan.. Gerek mağazacılık anlayışında mimari, gerekse ürün çeşitleri açısından taraftarı hoşnut eden gelişmeler yaşandı..Ürün çeşitlendirmeleri, yeri geldiğinde günlük hayata uygunluk gözeten anlayışlarıyla dikkat çekiyorlar.. Atkı reyonlarına getirecekleri bereketi ise halen dört gözle bekliyoruz.. A.Polat'ın ürün pazarlama işine verdiği önemi de, bir röportajında " karşı kıyıya karşı geride kaldığımız bir nokta " şeklinde özetleyişinden hatırlıyoruz.. Galatasaray Store' un tek sıkıntılı yanı ise fiyat politikası..


Şu resimde en sağda gördüğünüz kapşonlu yağmurluk için 109.5 YTL, yanındaki siyah mont için 139.5 YTL, soldan ikinci büyük logolu kırmızı polar için 114.5 YTL ve en soldaki kapşonsuz yağmurluk için 99.5 YTL ödemeniz gerekmektedir..

Taraftar arasında naçizane gözlemlediğimiz, satışlar geçmiş yönetimlere göre daha iyi.. Tabiki ilk paragrafta bahsettiğimiz güzelliklerden sebep.. Amma velakin, hakkında herkesin ' Budur ' dediği bu tip güzel ürünlerin, sadece yüksek fiyatlarından ötürü karambole gitmesine yazık oluyor.. Hem daha az satış rakamlarında kalan güzelim ürünlere, hem de onlara sahip olmak isteyen bizlere..

17 Kasım 2008 Pazartesi

Sen de Başını Alıp Gittin..


Ah be koca adam.....

16 Kasım 2008 Pazar

Avutmuyor..


Galatasaray : 2

İ.B.Ş.B : 0

KARŞIyaka!


Deplasmanlar tribün yaşantısının bir parçasıdır. Sevdiğin arma uğruna gider gelirsin kilometrelerce yolu. Yolun da yoktur çünkü başka. Sevmişsindir bir kere renkleri. Bu sevgi uğruna yeri gelir aileye sarı gösterilir, yeri gelir manitalar kırmızı kart görür. Sen zaten daimi ofsayttasındır.

Yalnızca seni anlayanlar vardır yanında. O'nun uğruna hayatını adamış olanlar. Yoldaşların.. Onlara anlatabilirsin karanlık gecelerde sevdanı. Gerisi anlamaz zaten bunu bilirsin. Diğerlerine göre, 90 dakika 22 adamın topun peşinden koşturacağı bir müsabaka için sen 20 saat yolu göze alırsın..

Her yolculuk ayrı bir anlam ayrı bir macera taşır peşi sıra. Sorgularsın hayatı yol ortası çizgilerine gözünü daldırarak. O yol aslında asla bir yere varmaz bunu hissedersin. Döneceğin yer de aynıdır bunu da bilirsin. Bu yol öyle bir yoldur ki, çıktığın yerle varacağın yer arasında ki karanlık boşluktur. İşte bu yolda, henüz 21 yaşında bir kardeşimizin vefat ettiği haberini aldık.

Sonunun nerede geleceğini bilmediğin yolda. Bir virajda, bir sollamada, bir şarampolde, stadın önünde, taş yediğinde yada bir benzin istasyonunda. Hepimizin gittiği yolda. Her tribcünün uğradığı yerde. O benzinciye biz bu hafta uğrarız, haftaya başka bir tayfa. Her hafta elbet bir şey yaşanır. Kimse anlamaz derdinden, bu adamlar neden burada diye. Bir ton mevzu yaşanır, yaşadık, yaşıyoruz. Fakat bu kez sonu biraz farklı. Bir tribüncünün hikayeside böyle onurlu bir biçimde sona eriyor. O'nun uğruna yaptığı son yolculukla..

Başımız sağolsun..
Tribüncüler sonsuz olsun..

15 Kasım 2008 Cumartesi

Savaşımızı Geri Verin..


Bir Şube Sorumlusu...

Şubeyi Ülker'in oyuncağı yapan..

' Bol laf sıfır icraat 'la ortalıkta pişkin pişkin dolanan..

En başından olduğu yeri haketmeyen..


Bir Genel Menajer...

Yüksek egolarıyla arz-ı endam eyleyip, takımını boşlayan..


İki Antrenör...

Biri yıllardır sonsuz destek görüp final adımlarını hiç atamayan,

diğeri iki sezondur her büyük maçta hazır olmadığımızı, sürekli rakibin çok daha güçlü olduğunu söyleyen..


Bir Taraftar...

Skordan başarıdan çoktan geçmiş, sahada\dışarıda; nerede olduğunu bilen takımına, formasına, oyununa; hepsini geçtik en profosyonelinden bir triple para kazandığı "işine" sahip çıkan insanlar arzulayan.. Konuşunca da iyi gün dostu diye yaftalanan.. Bu taraftar en kötü zamanında sahip çıktı yıllardır camiasına. Bugün ki taraftara şükredin siz, daha fecisini de yaptı evvelinden..


SAVAŞIN YAHUT GiDiN..


uA-KARŞI

Unutma # 1


Bizim tribün tepkisini zamanında vermeyi bilmez.
Erteler, biriktir, fesapunallah çeker..

Sonra gün gelir patlar, öyle böyle değil.

Zararıda en çok yine kendisi görür ama değiştirmez kendini.
Ama bazen zamanında müdahale etmek , geniş zamana bırakmamak gerekir.

*****

Rüştü Nuran

15 Kasım 2008 akşamı derbiyi kaybettik.
Bu kaybın mimari değil kendisi ama hal ve hareketleri ile belli nasıl bir ön yargı ile maça çıktığı.

Geçmişte bizle ne sorunu vardı bilinmez ama var bir şeyler.
Yoksa sahadaki bu tavrın altında başka travmalar aramak lazım, o da bizim işimiz değil.

Bir daha bizim herhangi bir maçımızı yönetmeye çıkmamalı mesela.
Olmuyor, bir şeyler var unutamıyor.
Kazara çıkarsa belki daha az seyircili bir salonda sorulabilir nedir senin derdin diye?

Unutmayalım bu yüzden..

14 Kasım 2008 Cuma

2'si 1 arada!


15 Kasım 2008 Cumartesi


15:00
Galatasaray - Fenerbahçe

17:30
Galatasaray - Efes Pilsen

tıkla..

Sessizliğimiz çok şey anlatır..


Büyük GALATASARAY Taraftarı,Bizlere yıllardır Kadıköy mağlubiyeti yaşatan futbolcularımıza, teknik ekibimize ve yönetimimize karşı tavrımızı bugün ki ( 13.11.2008 ) Kayserispor maçından önce futbolcularımızı tribünlere çağırmayarak ve maçın ilk beş dakikasın da oturma eylemi yaparak sessiz bir şekilde protesto ettik. Protestoya katılan ve daha sonra susmayarak takımımıza gerekli desteği veren bütün taraftarlarımıza teşekkür ederiz. Futbolcularımıza, Teknik ekibimize ve Yönetimimize buradan bir kez daha sesleniyoruz; Oynadığımız maç herhangi bir lig maçından ibaret olabilir ama ezeli rekabetin önemini anlayın. Bu maçların onur savaşı olduğunu ve Fenerbahçe’nin bizim en büyük rakibimiz olduğunu asla unutmayın. İnşallah bizlere bir mağlubiyet daha yaşatmayarak şampiyon olup kendinizi affettirirsiniz. Her zaman olduğu gibi sonuna kadar takımımızın arkasındayız ve arkasında olmaya devam edeceğiz.

Sebahattin ŞİRİN

Yılmaz TUTUŞ

Seviyoruz işte var mı diyeceğin?


Pazardan beri tadımız tuzumuz yok. Bugün ki Kayseri maçına kadar arada geçen bayan basketbol maçında ki farkta avutamadı bünyeleri. Keyfimiz yok işte basbaya. Peki başka yolumuz var mı? O da yok! Eğ başını önüne yürü usul usul..

Mecidiyeköy Ali Sami Yen sokaktayız yine günün erken saatlerinden itibaren. Akşam maç olacağına dair bir kaç detay dışında bir ipucu yok görünürde. Muharrem abi her zamankinden değil, bu sefer vişne suyu ver yalnızca, malzeme bizde hazır..

Suratlar asık, herkes aynı yerde kalmış. Sanki Khalkedondan Haydarpaşaya dek uzanan uzun ince yolu hiç yürümemişiz. Sanki hepimiz hala orada oturuyoruz deplasman tribününde. Çıkarın bizi burdan ulan çıkarın..

Sokak dolmaya başlar hafiften. Bir kaç efkar namesinin dışında ne bir beste ne bir güfte. Canımız sıkkın ulan var mı ötesi işte çekmeyeceksin arabanı buraya iş çıkışı miş çıkışı anlamayız, anlayamayız şu vaziyette. Öne gelene çatma hali ruhiyeti hala sürmekte..

Turnikelerden geçiyoruz sessizce. Ne bir itiş kakış, ne bir çift turnike, ne bir aranma, ne bir taranma. Turnike önünde görevlilerle yaşanan, yaşanmaması gereken diyaloglar;


-Hoş geldiniz..

-Kapalı girişi değil mi burası?

-Evet efendim..

-Niye hoş geldin diyosun ki?

-Herkese diyoruz.

-Demeyin arkadaşım. Herzaman nasıl davranıyorsanız öyle davranın.

-..

-Ulan niye ölmek üzere olan hastaymışız gibi böyle iyi davranıyosunuz.

-..

-Ölmiycez biz! Ölmiycez..


Tribünde ki yer alınır. Karar kesin ve net. Sessizlik. Biz bu renklere ölürüz o ayrı. Bu takım buraya her seferinde "yenilsende yensende" duyacağının bilinciyle rahat rahat gelemez o da ayrı. Tüm kapalı oturur ve sükunet içerisinde maça bakar. Maç başladığında futbolcular ara ara dönüp tribünü keserler. Bakmayın beyler boşuna, KAPALIyız biz..

5-10 dakika geçmeden ayaklanmaya başlar tribün. Tüyler diken diken olacaktır az sonra. O yılların tezahüratı başlar vurmaya derinden. Sen şampiyon olmasanda, kupaları almasanda, fenerede koymasanda SEVİYORUZ İŞTE VAR MI DİYECEĞİN?

Amatör Aşk...

Galatasaray: 85 – ZKK BuducLOST: 57


Bize O Geceden Geriye Kalan
Sadece Yasemen Saylar..

11 Kasım 2008 Salı

Bir Karın Ağrısı | En büyük derbi bizim derbi..

Memleketimin basını eskiden büyük maçlara derbi derdi. Trabzonla oynayan Istanbul takimlarını, o hafta derbi maçına çıkıyor diye bilirdik misal. Zaman içerisinde, aynı şehrin takımı kardeşim hezeyanı ile İstanbulspor maçına çıkan Galatasaray Fener Besiktas yine derbi maçı tamlamasına maruz bırakıldı. Hicbir tribünü ilgilendirmesede..

italya'da farkli şehirlere mensup 7 takimin oynadigi derbi maclari var. Özellikle milano-torino şehirlerinin takımları arasındaki maçlara derbi denmesinin nedeni bu takımların serie a'da kazandıkları başarılardır muhtemelen. Burdan hareketle memleket derbilerine bakarsak, trabzon maçları başlı başına derbidir.. bu klüplerin sadece spor alanında rekabet etmesinden ve başarı denen ortak hedefe ulaşma gayelerinden bahsedilerek bu görüşe bir savunma yaratilabilir..
Dünyanın en eski derbisi sheffield derbisi olarak anılmakta. Sheffield derbisi deyince sheffield united- sheffield wednesday karşılaşmaları akla gelebilir. Ancak bu derbi, iki amatör takım olan sheffield fc ve hallam fc arasında 1861 yılından beri devam etmekte. Sheffield dunyanin ilk, Hallam ise ikinci futbol takimidir..
Sagda solda surekli konusulan; dil, din, irk, sosyal statu gibi konulardan kutuplasan takimlardan orneklemeler verip defalarca sunulan yemegi tekrarlamak istemiyorum. kimine gore karsilasmanin dunya capinda izlenme orani, kimine gore aradaki dil\din\irk vs.. farki, kimine gore karsilasmanin bol sifirli getirileri onu en buyuk yapiyor.. Hangisi en buyuk, halen daha da kararlastiramasakta lig, ulke, klasman ayirmaksizin bir kitlenin sene boyu bekledigi bir mac var ise, o kitle icin en buyugu odur.. Misal yasadigim semtin amator cocuklari bu hafta cok heyecanlilar.. Hic ses etmeden idmanlarini izliyorum..

10 Kasım 2008 Pazartesi

galATAsaray


Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır. Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek; ama hiçbir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek” Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haklı ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.” İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!

Seyir Defteri





FIBA EUROCUP G GRUBU 4. MAÇI ( Bayan Basket )

GALATASARAY ZKK BUDUCNOST
Tarih: 12.11.2008 \ 20:00
Yer: Aydan Siyavuş SS

********

FORTİS TÜRKİYE KUPASI 2. HAFTA

GALATASARAY KAYSERİSPOR
Tarih: 13.11.2008 \ 20:00
Yer Ali Sami Yen

********

TBBL 5. HAFTA MAÇI ( Bayan Basket )


GALATASARAY FENERBAHÇE
Tarih 15.11.2008 \ 15:00
Yer Aydan Siyavuş SS


BEKO BASKETBOL LİGİ 5. HAFTA MAÇI

GALATASARAY KAFA KIRAN EFES PİLSEN
Tarih 15.11.2008 \ 17:30
Yer Aydan Siyavuş SS

********

TURKCELL SÜPER LİG 11. HAFTA

GALATASARAY İSTANBUL BŞB.
Tarih 16.11.2008 \ 19:00
Yer Ali Sami Yen

Geleceğiz Hep Seninle,


İster yıldız transferlerin, ister büyük hedeflerin.. İster hayallerin, ister gerçeklerin..O topraklara her gidişinde; neyin olursa olsun elinde, 14 sene şampiyonluk bekleyen bu tribün yine düşecek peşine Galatasaray!


Yolu yok çekeceksin, isyan etmenin faydası yok. ' Yol! ' belli, yürü usul usul !

9 Kasım 2008 Pazar

Geçsede 15 sene..

ever tried.

ever failed.

no matter.

try again.

fail again.

fail better.

8 Kasım 2008 Cumartesi

Adettendir..



Bir rüzgar ki esiyor;
bir yakadan diğer yakaya..

7 Kasım 2008 Cuma

Bu sene; o sene!


ALPASLAN İÇİN!

Kadıköy yollarında


2525 adet kanlı bilet..

İyi ki varsın sen..

Beyaz Show'a katılmasını ilk duyuşumuzda olağan tv programı formatında rutin bir gece beklerken, Işıl boynundaki Alpaslan Dikmen atkısı ile stüdyoya giriş yaptı..

Stüdyoya kurulan potada kaçan serbest atışları ' 10 kişi ' nin olmayışına bağlayıp, Bülent Serttaş'a bolca giydirdik. Bengü'nün yıllar evvelki tatlı mı tatlı hallerini hatırlayıp " İşte premier lig bu " diye bağırdık. Programın bitişiyle televizyonu kapatıp rakımızı tazeledik.

Belki başkaları gibi kızların Metin Oktay'ısın diye hezeyanda bulunmuyoruz. Yada kaptan olup olmamanı çok sorun etmiyoruz. Fakat biz seni gerçekten çok seviyoruz. İyi ki varsın Alben IŞIL..

Henüüz Ellerindee Göremedenn Ku'payııı,
Nereye Böyleee....
Kal Seneyeee
Kal Seneyeee
Yaşanacak Çok Şey Var Seneye..

Güneşin Doğduğu Yer

Konsantre olamamış topçu.

Bazı bazı söyleniriz hani, her halinden maça hazır olmadığı belli olan topçuya. Perşembe gecesi İstiklal'den aşağı doğru sallanırken aklımda hiçbir şey yok. Takım akşam üzeri Avrupa arenasında önemli bir takımla önemli bir maça çıkacak fakat içimde alabildiğine boşluk. Aklımın nerede olduğu çok belli. Bu sene koyacağız, kötü bir zamanda yakaladık ehh biz de fena değiliz triballeri değil ama bu. Alayına isyan diyip emaneti sıyırmak gibi kalabalığa , dinecek bu karanlık doğacağız güneşlere der gibi, santrayla ilk üçlüyü patlatıp kendini kotarmak gibi hayattan.. Ama şimdi alabildiğince boşluk.. Benfica maçı münasebetiyle Eloy'un yolunu tutan oncası da aynı haleti ruhiyede.. Ama santrayla Galatasaray tokatını bir kez daha geçirdi suratımıza.. Ah ulan Galatasaray..

6 Kasım 2008 Perşembe

Alben Show


Kanal D’de yayınlanan
beyaz show'a
07 Kasım Cuma gecesi
Işıl Alben
konuk olacak..

5 Kasım 2008 Çarşamba

Çek Elini Dergimizden Azrail


Önce Mehmet Şenol korkutmuştu bizleri bir kaç hafta önce ve şimdi ise Mehmet Ali Gökaçtı üzdü. Hem de çok üzdü.. Tüm yaptıkları bir yana; Galatasaray Dergisi Genel Yayın Koordinatörlüğü görevini ilk günden beri çabayla, özveriyle, başarıyla yürüttü ve adına yakışır bir dergi çıkarttı ortaya. Galatasaray Dergisini Galatasaray Dergisi yapan insanlardan biriydi o. Biz onu ve yaptıklarını unutmayacağız, unutturmayacağız.

Allah rahmet eylesin.
Mekanı cennet olsun.
Camiamızın başı sağolsun.

Benfica Maçı Organizasyonu



Karşı ahalisi maç için perşembe günü Beyoğlu'nda toplanıyor.. Mekana o gün Galatasaray Tribünü dışında kimse alınmıyor, maça 15 dakika kala mekanın kapıları kapanıyor. Hesaplar hiç kabarmıyor, arzu eden eş dostta buyurup geliyor..


* Eloy Rock Bar...

Andaç bey mekan sahibi olmasının yanısıra Beyoğlu'nun tek başbakanı ve Galatasaray kapalısının müdavimi bir dinazordur.. Her sabahalamalı deplasmana evsahipliği yapan mekan küçük, küçük olduğu kadar da sıcaktır. Haftanın 4 günü canlı blues dinlenebilir. Karşı ahalisi daha yumuşak geçen ve Tarkan Çakır'ın sahne aldığı salı gecelerini daha bir gözetir.

imam adnan sok., no32, istiklal cad., beyoğlu, istanbul, Türkiye açık adresiyle yaşayan mekana ulşamak için İstiklal'den aşağıya sallanın, sağınızda göreceğiniz Benetton mağazasını geçtikten sonra eski vakko mağazasının tam karşısındaki ilk sokağa girin, Pulp'ı geçin ve sokağın hemen hemen sonuna kadar yürüyün, Cambaz'ın karşısında yani, sağınızda kalacaktır. Evdir ev, bar değil.


4 Kasım 2008 Salı

Galatasaray - Buducnost


YenilmezArmada eurocup 2. ön eleme turunda Karadağ'dan Buducnost takımını ağırlıyor. Salonları bok eden ' futbol seyircisi ' olarak, " - Geçen sene final four oynayan takım neden çift ön eleme oynar arkadaş! " diye uzun uzun hayıflansakta maçın öneminin farkındayız. Çift maç usulü oynanan bu eleme turunun ilk ayağı bu akşam Aydan Siyavuş'ta ve ne kadar farklı kazanırsak işimiz o kadar kolay olacak ki, deplasmanda işimiz hakikaten zor. Bundan hareketle, geçen seneki enfes Asvel maçınının bir benzeri için elimizden geleni yapacağız, her ne kadar içimize sindiremediğimiz koskoca bir gerçek halen sahada arz-ı endam etsede.. Boşuna dememiştik uğruna ne yeminler bozduk diye..

Galatasaray- Buducnost
4 Kasım Salı \ 20:30
Maslak Aydan Siyavuş SS

3 Kasım 2008 Pazartesi

KARŞI t-shirt


Yeni sezonda eski yerimize dönerken farklı bir T-shirt giyilmesi kararı alındı ve harekete geçildi. Sıcak ve Galatasaraysız yaz günlerinde kendimizi avutacak bir fırsattı bu ayrıca. Modeller, tasarımlar, renksel yapılar ve kumaşlar araştırıldı ve versiyon olarak belirlenen bir çok seçenekten bir tanesini belirleyebilmek için birkaç kez toplanıldı dağınıldı. En nihayetinde herkesin hem fikir olduğu tasarım belirlendi, hazırlandı ve dosyalar koltuğun altına alınarak tekstilcilerin yolu tutuldu.

Bir ustalar, iki tekstilcilerdir anlaşılması en zor meslek dalı mensupları. Derdini anlamaz ama anlamışlıktan gelir, verdiği tarihte işini kesinlikle teslim etmez, çok konuşur az icraat yapar, parayı işin sonuna doğru gittikçe yükseltir vs. gibi önyargılarla girdik bir tanesinden içeri. Çıktığımızda siparişlerimiz verilmiş yüzlerimiz gülüyordu. Tekrar toplanıldı ve bu bahaneyle 5. kez meyhane sofrasına oturulmuş olundu. Önyargılar bir kenara atılmıştı çoktan..

Önyargılarımızın yersiz olmadığını anlamamız yalnızca iki gün sürdü. Numuneyi göreceğimiz gün sarkmıştı.. Geç olsa da gittik gördük numuneyi fakat bu kez de logo ve yazılar basılmamıştı. İşlerin bu şekilde sonuçlandırılamayacağını düşünen birkaç grup mensubu tekstilcinin ziyaretine gider ve her şey o günden sonra günü gününe ilerlemeye başlar.

Maç günü grubun toplanma yerinde t-shirtlerin dağıtımı yapılır ve ortaya çıkan görüntü verilen emeklerin boşa çıkmadığının göstergesidir. Tüm Karşı kıpkırmızı görüntüsüyle Kapalıdaki yerini alır ve artık iş Sonbahar&Kış kreasyonuna kadar T-shirtleri maçtan maça dolaştırmak kalır..